Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, İngiliz Sky News’e verdiği özel bir röportajda, Rusya ile devam eden çatışmalara ve uluslararası ilişkilere dair önemli açıklamalarda bulundu. Zelenskiy, Rusya’ya karşı kaybedilen toprakları geri almanın mevcut koşullarda yüksek insan kaybına yol açacağını belirterek, “Çok fazla insan kaybı olur. Ayrıca Rusya sahada kazanamıyor, biz de kaybetmiyoruz.” şeklinde konuştu.
Toprak Bütünlüğü ve Kırmızı Çizgi Vurgusu
Savaşın durdurulması amacıyla Rusya’nın ele geçirdiği toprakları gözden çıkarma olasılığına dair bir soruya Zelenskiy, “Bunlar bizim topraklarımız. Neden kendi topraklarımızdan çekiliyoruz ve neden işgalciyi çıkaramıyoruz?” diyerek net bir yanıt verdi. Doğudaki askerlerini çekmeleri durumunda Rusya’nın 200 bin kişiyi esir alabileceğini ve bu kişilerin Rus halkı olmaya hazır olmamaları halinde öldürüleceklerini veya hapse atılacaklarını ifade etti. Zelenskiy, bu durumun geçmişte de yaşandığını hatırlatarak, “Bu bizim kırmızı çizgimiz olduğu kadar savunma hattımızdır” dedi.
ABD Başkanı Trump ile İlişkiler
ABD Başkanı Donald Trump ile olan ilişkisine değinen Zelenskiy, mevcut durumun Vladimir Putin’in eylemleri ve Ukrayna’nın işgaliyle kıyaslandığında oldukça basit olduğunu belirtti ve “İdare ediyorum” diye konuştu. Trump’a güvenip güvenmediği sorusuna ise Zelenskiy, bunun kişilerarası değil, kurumlararası bir mesele olduğunu vurguladı. Ukrayna ve Devlet Başkanı ile ABD ve Başkanı arasındaki ilişkiye işaret ederek, “Yıllar önce Rusya etkisinden bağımsız, Avrupa ve ABD’nin stratejik ortağı olmayı seçtik. Bu ortamda ilişkilerimizi inşa etmek ve birbirimize güvenmek zorundayız. ABD ile bu nedenle ilişkiler kurmaya çalışıyorum” açıklamasını yaptı.
Barış ve ABD Seçimleri
ABD’de sonbaharda yapılacak ara seçimler öncesinde savaşın sona ermesi halinde barışın sağlanma ihtimalinin daha yüksek olduğunu kaydeden Zelenskiy, Trump ile yaptığı son görüşmede Putin ile liderler seviyesinde üçlü bir görüşme yapılması gerektiğini önerdiğini aktardı. Trump’ın bu konuya olumlu yaklaştığını ve üzerinde çalışacaklarını söylediğini belirten Zelenskiy, “Putin bu görüşmeye hazırsa savaşı bitirme şansımız var demektir” dedi.
Ancak Zelenskiy, çözümün ABD seçimleri sonrasına kalması durumunda işlerin zorlaşacağına dikkat çekti. “Çünkü ABD iç konulara odaklanacak. Onlar olmadan Rusya’yla diyalog kurmak zor olacak. ABD’nin olmaması savaşın daha da uzayacağı anlamına kesin olarak gelmez çünkü Avrupa faktörü var. Avrupa, ne yazık ki sürece tam olarak girmedi. Avrupa’nın müzakerelerde liderlik rolü oynayabileceğini düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa’nın Rolü ve Müzakere Şartları
Avrupa’nın da başarısız olması durumunda savaşın uzayacağını belirten Zelenskiy, müzakere için Moskova’ya gitmeyeceğini ve Putin’i Kiev’e davet etmeyeceğini vurguladı. “Oyun oynamak istemiyorum. Bu savaş bizim için büyük bir problem, Avrupa ve dünya için büyük bir tehlike” ifadelerini kullanan Zelenskiy, Putin ile ancak Rusya ve Belarus dışındaki bir noktada buluşabileceğini ekledi.
Nükleer Silah İddiaları ve Yaptırımlar
Rusya’nın Ukrayna’yı Fransa ve İngiltere’den nükleer silah almak istemekle suçlamasına yönelik soruyu yanıtlayan Zelenskiy, “Seve seve alırdım ancak bir teklif olmadı. Böyle bir şey yok” dedi.
Avrupa sularını kullanarak dünyaya Rus petrolü ve doğal gazı taşıyan tankerlerin durdurulduğunu ancak bunlara el konulmadığını belirten Zelenskiy, “Avrupa yasalarının ve ülkelerin kendi yasalarının değiştirilmesi gerek. Sadece el koymak da yetmez. Gemilere ekonomik yaptırımlar uygulanıyor ancak gemiler isimlerini değiştirip çalışmaya devam ediyor. Mürettebata da yaptırım uygulanmalı” çağrısında bulundu.
Seçim Süreci ve Ateşkes
Ülkesinde seçim düzenlenebilmesi için ateşkesin zorunlu olduğunu vurgulayan Zelenskiy, “Güvenlikle ilgili birçok soru işaretimiz var. İnsanlar saldırı altındayken oy kullanmaya gidemez” dedi. Rusya’nın da seçim sürecinde saldırmama garantisi vermesi halinde hemen seçime gideceklerini aktaran Zelenskiy, “Ukrayna’daki bir seçim Ukraynalılar için bu kadar önemli değil de neden Ruslar ve ABD’liler bu kadar önemli?” sorusunu yöneltti.
