Yapay zekanın (YZ) son yıllardaki hızlı yükselişi, teknoloji dünyasındaki rekabetin kurallarını baştan yazıyor. Artık YZ’yi kullanmak, öne çıkmak için yeterli bir özellik olmaktan çıkarken, bu teknolojiyi doğru sorunlarla, sektörel bilgiyle ve sürdürülebilir bir iş modeliyle entegre etmek, yatırım kararlarının merkezine yerleşiyor.
2024-2025 Döneminde Yatırım Eğilimleri
Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında yapay zekâ merkezli projelere yönelik yatırım talebinde gözle görülür bir artış bekleniyor. Bu durum, melek yatırımcılardan girişim sermayesi fonlarına kadar tüm ekosistemi daha seçici ve sonuç odaklı bir yaklaşım benimsemeye yönlendiriyor.
Metis Ventures Yönetici Ortağı Merve Zabcı, bu süreçte yapay zekânın sadece bir teknoloji yatırımı olmanın ötesine geçerek, ticari başarıyı ölçen bir araç haline geldiğini şu ifadelerle vurguluyor:
“Özellikle 2024 ve 2025 itibarıyla yapay zekâ odaklı yatırımlar ciddi biçimde artmaya başladı. Yazılım tarafında artık yapay zekâ kullanmayan ya da bu teknolojileri iş modelinin merkezine koymayan şirketlerin oyunun dışında kaldığını net bir şekilde görüyoruz. Ancak burada asıl kritik nokta, yapay zekâyı sadece kullanmak değil, onu gerçek bir ticari değere dönüştürebilmek. Ürettiğiniz ürünü satamadığınız sürece, ne kadar iyi bir teknoloji geliştirmiş olursanız olun bunun yatırımcı açısından karşılığı yok.”
Rekabetin Yoğunlaştığı Alanlar
Zabcı, günümüzdeki rekabet ortamını şu şekilde değerlendiriyor:
“Bugün Türkiye’de aynı problemi çözmeye çalışan, hazır yapay zekâ teknolojilerini kullanan onlarca girişim var. Global ölçekte baktığınızda bu sayı binlerle ifade ediliyor. Eskiden dünyada birkaç ekip varken, bugün yüzlerce ekip aynı alanda yarışıyor. Bu da en çok satanın ve en hızlı ölçeklenenin kazanacağı anlamına geliyor. Dolayısıyla biz Metis Ventures olarak sadece teknolojiye değil, satış kabiliyeti olan, gelir yaratabilen ve bu geliri sürdürülebilir şekilde büyütebilen girişimlere odaklanıyoruz.”
Sektörel Uzmanlığın Önemi
Bir sektörde gerçek değer yaratmanın, o sektörün iç dinamiklerini derinlemesine anlamaktan geçtiğini belirten Zabcı, sözlerine şöyle devam ediyor:
“Bir sektörde gerçekten değer yaratmak için o sektörün dinamiklerini içeriden bilmek gerekiyor. Örneğin ‘medya sektöründe yapay zekâ ile bir problem çözelim’ demek kolay, ancak o sektörün mutfağında bulunmadıysanız, stüdyonun tozunu yutmadıysanız ya da sahadaki gerçek ihtiyaçları deneyimlemediyseniz doğru çözümü üretmeniz çok uzun zaman alır.”
Metis Ventures’ın yatırım tercihleri konusunda da Zabcı, şu noktalara değiniyor:
“Biz, sorunu bizzat yaşamış, o sektöre daha önce satış yapmış ve müşteriyle temas kurmuş girişimcilere yatırım yapmayı önceliklendiriyoruz.”
Yatırımcıların Yeni Odak Noktası
Artan yatırımcı ilgisine rağmen, bu durumun dikkatli olunması gereken bir dönemi de beraberinde getirdiğini ifade eden Zabcı, Metis Ventures’ın felsefesini özetliyor:
“Bugün artık melek yatırımcılar, fonlar ve bireysel yatırımcılar yapay zekâ temalı girişimlere çok daha fazla ilgi gösteriyor. Bu ilgi, ekosistemi büyütürken aynı zamanda yatırımcılar için daha dikkatli olunması gereken bir dönemi de beraberinde getiriyor. Bizim yaklaşımımız net, yapay zekâ bir araçtır, asıl mesele o aracın nasıl bir iş sonucuna dönüştüğüdür.”
