Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte kadınlara yönelik şiddet türleri dijital platformlara da sıçrayarak yaygınlaştı. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ve UN Women ortaklığıyla hazırlanan dikkat çekici bir araştırma, her iki kadından birinin hayatı boyunca en az bir kez dijital şiddet vakasıyla karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.
Çevrimiçi Tacizde Uçurum
Araştırmanın bulguları, kadınların dijital alanda taciz ve istismara uğrama riskinin erkeklere kıyasla tam 27 kat daha yüksek olduğunu gözler önüne seriyor. Bu durum, çevrimiçi dünyanın kadınlar için ne kadar güvensiz bir hale gelebildiğini çarpıcı bir şekilde gösteriyor.
Yapay Zeka ve Cinsel İçerik Manipülasyonu
Araştırmaya göre, çevrimiçi platformlarda yer alan yapay zeka destekli videoların büyük bir kısmı, yani yüzde 90 ile 95’i, rıza dışı cinsel içeriklerden oluşuyor. Daha da endişe verici olanı, bu tür içeriklerin yaklaşık yüzde 90’ının özellikle kadınları hedef alması.
Genç Kadınlar ve Kız Çocukları Başta Olmak Üzere Hedefler
Dijital şiddetin en yoğun yaşandığı gruplardan biri de genç kadınlar ve kız çocukları. 15-25 yaş aralığındaki bu kesimde çevrimiçi taciz oranı yüzde 58’e ulaşırken, bu bireylerin yüzde 85’inin birden fazla dijital şiddet türüne maruz kaldığı belirtiliyor.
Dijital Şiddetin Kökleri ve Kadın Düşmanı Söylemler
Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere göre, Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Başkanı Dr. Ayşe Kaşıkırık, dijital ortamdaki kadın düşmanı söylemlerin, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin dijital dünyaya yansıyan bir formu olduğunu vurguluyor.
Dr. Kaşıkırık, siyaset, medya ve akademi gibi alanlarda aktif rol alan kadınların sistematik olarak hedef alındığını belirtirken, bu içeriklerin aşağılayıcı, tehditkar ve hedef gösterici nitelikte olmasının açık bir insan hakkı ihlali teşkil ettiğini dile getiriyor.
Dijital Şiddetle Mücadele Yolları
Kadın düşmanı dijital söylemlerin tesadüfi olmadığını belirten Kaşıkırık, bu sorunla mücadele için atılması gereken adımları sıralıyor. Buna göre, dijital etik ve hak temelli yaklaşımların eğitim müfredatına dahil edilmesi, mevcut yasal düzenlemelerin etkin bir şekilde uygulanması ve mağdurların hızlıca başvuru yapabileceği, içeriklerin derhal kaldırılabileceği mekanizmaların güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Sosyal medya platformlarının da nefret söylemi ve tacizle mücadele konusunda daha şeffaf ve etkili denetim mekanizmaları kurması gerektiğini vurgulayan Dr. Kaşıkırık, “Kadına yönelik şiddetin her türüne, çevrimiçi ya da çevrimdışı, sıfır tolerans” çağrısında bulundu.
Uzmanlar tarafından dile getirilen bu “sıfır tolerans” çağrısı, kadınların dijital dünyada daha güvende olmaları için acil önlemler alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
