Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından yayımlanan son küresel silah transferleri raporu, Avrupa’nın savunma pazarındaki pozisyonunda önemli bir değişime işaret ediyor. Son beş yıllık dönemde Avrupa’nın silah ithalatı yüzde 210 gibi dikkat çekici bir oranda artış göstererek, bu kıtayı küresel savunma ürünleri alımında ilk sıraya taşıdı. Bu durum, 1960’lardan bu yana ilk kez yaşanıyor ve kıtanın savunma stratejilerindeki köklü değişimleri gözler önüne seriyor.
Avrupa Birinci Sıraya Yükseldi
SIPRI’nin güncel raporuna göre, Avrupa, küresel silah ithalatından yüzde 33’lük bir pay alarak liderliğe oturdu. Bu artışın temel nedenleri arasında Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yarattığı güvenlik endişeleri ve değişen transatlantik güvenlik dengeleri gösteriliyor. Bu gelişmelerin ardından Avrupa ülkeleri, savunma harcamalarını hızlandırarak 2021-2025 döneminde ithalat paylarını önemli ölçüde artırdı.
Asya ve Okyanusya İkinci Sıraya Geriledi
Uzun bir süredir küresel silah ithalatında zirvede yer alan Asya ve Okyanusya ülkeleri, yüzde 31’lik pay ile ikinci sıraya geriledi. Orta Doğu ülkeleri ise yüzde 26’lık payla üçüncü sırada konumlandı.
ABD’ye Bağlılık Devam Ediyor
Rapora göre, Avrupa ülkeleri savunma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Atlantik’in ötesine, yani ABD’ye yönelmiş durumda. 2021-2025 döneminde ABD’nin toplam silah ihracatının yüzde 38’i Avrupa tarafından gerçekleştirildi. Avrupa Birliği’nin (AB) yerli üretim kapasitesini artırmaya yönelik çabalarına rağmen, kıta ülkeleri özellikle savaş uçakları ve uzun menzilli hava savunma sistemleri gibi stratejik öneme sahip kritik teknolojilerde ABD’ye bağımlı kalmaya devam etti.
Stratejik Ortaklıklar ve Uyumluluk Etkisi
Romanya ve Polonya gibi ülkeler, ABD ile stratejik ortaklıklarını güçlendirmek amacıyla bu yolu tercih ederken, Almanya gibi ülkeler mevcut “Patriot” sistemleriyle lojistik ve eğitim alanında uyum sağlamak amacıyla ABD menşeli ekipmanlara yöneldi. Avrupa’daki 29 NATO üyesinin silah ithalatı yüzde 143 artış gösterirken, bu alımların yüzde 58’i ABD’den yapıldı.
Küresel İhracatta ABD Hakimiyeti
SIPRI uzmanlarının 2016-2020 dönemi ile 2021-2025 dönemini karşılaştırdığı analiz, küresel silah ihracatının genel olarak yüzde 9,2 arttığını gösteriyor. Dünya genelinde ana silah transfer hacmi, 2011-2015 döneminden bu yana en yüksek artışı kaydetti. Küresel silah sevkiyatlarının yüzde 42’sini tek başına gerçekleştiren ABD, 99 ülkeye ihracat yaparak hakimiyetini pekiştirdi. ABD şirketlerinin küresel silah ihracatındaki payı, 2016-2020 döneminde yüzde 36 iken, 2021-2025 döneminde yüzde 42’ye yükseldi.
Fransa ve Rusya’nın Durumu
Küresel silah ihracatında ikinci sırada Fransa ve üçüncü sırada Rusya yer aldı. Rusya’nın ihracat hacminde yüzde 64 gibi dikkat çekici bir gerileme yaşanırken, Fransa’nın ihracatı yüzde 21 arttı.
Almanya Dördüncü Sıraya Yükseldi
Avrupa’nın en büyük ekonomisine sahip Almanya, 2021-2025 döneminde küresel silah ihracatındaki payını yüzde 5,7’ye çıkararak Çin’i geride bıraktı ve dünyanın en büyük dördüncü silah ihracatçısı konumuna geldi. Almanya’nın silah ihracatının yaklaşık dörtte biri (yüzde 24) Ukrayna’ya askeri yardım olarak gönderilirken, yüzde 17’si diğer Avrupa ülkelerine ihraç edildi.
Asya ve Orta Doğu’daki Değişimler
Asya ve Okyanusya’nın silah ithalatı yüzde 20 oranında azalırken, Çin’in silah ithalatı yerli üretimin artmasıyla yüzde 72 gibi büyük bir düşüş gösterdi. Orta Doğu ülkelerinin silah ithalatının yarısından fazlası (yüzde 54) ise ABD tarafından karşılandı.
En Çok İthalat Yapan Ülkeler
Dünya genelinde en çok silah ithal eden ülkeler listesinde Ukrayna zirvedeki yerini korurken, onu Hindistan, Suudi Arabistan, Katar ve Pakistan takip etti.
Uzman Görüşleri
SIPRI Silah Transferleri Programı Direktörü Mathew George, “Avrupa ülkelerine yönelik silah akışındaki keskin artış, küresel silah transferlerini yaklaşık yüzde 10 yukarı çekti. 2022’den bu yana Ukrayna’ya yapılan teslimatlar en belirgin faktör olsa da diğer birçok Avrupa devleti de Rusya’dan algılanan, büyüyen tehdide karşı askeri kapasitelerini güçlendirmek amacıyla silah ithalatını önemli ölçüde artırmaya başladı,” ifadelerini kullandı.
SIPRI Silah Transferleri Programı kıdemli araştırmacısı Pieter Wezeman ise ABD’nin, çok kutuplu hale gelen dünyada silah tedarikçisi konumundaki hakimiyetini daha da pekiştirdiğini belirtti. Wezeman, “İthalatçılar için ABD silahları hem ileri teknolojik kabiliyetler sunuyor hem de Washington ile iyi ilişkiler geliştirmenin bir yolu olarak görülüyor. ABD ise silah ihracatını hem dış politikasının bir aracı hem de savunma sanayisini güçlendirmenin bir yolu olarak değerlendiriyor. Nitekim Trump yönetiminin yeni ‘Önce Amerika Silah Transfer Stratejisi’ de bu yaklaşımı bir kez daha açıkça ortaya koyuyor,” şeklinde değerlendirmede bulundu.
