ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonlar, Amerikan kamuoyunda çeşitli endişeleri beraberinde getiriyor. Bağımsız araştırma şirketi SSRS tarafından 1004 ABD’li yetişkinle 28 Şubat ve 1 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen bir anket, bu gelişmeler karşısında halkın nabzını tuttu. Ankete katılanların önemli bir çoğunluğu, İran’a yönelik saldırıların ABD için daha büyük bir tehdit oluşturabileceği yönünde kaygı taşıyor.
Kamuoyu Tepkisi ve Endişeler
Yapılan araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 59’u ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği ilk saldırıları onaylamadığını belirtirken, yüzde 41’lik bir kesim ise bu operasyonları desteklediğini ifade etti. Bu sonuçlar, İran’a yönelik askeri eylemler konusunda Amerikan toplumunda belirgin bir görüş ayrılığı olduğunu gösteriyor.
Daha da dikkat çekici olan bir diğer bulgu ise, katılımcıların yüzde 54’ünün saldırıların İran’ı “ABD için daha büyük bir tehdit haline getireceğinden” endişe duyması. Buna karşılık, sadece yüzde 28’lik bir dilim, İran’ın “ABD için daha az tehdit oluşturacağı” görüşünü savundu. Bu veriler, İran’la yaşanan gerilimlerin tırmanmasının, Amerikalılar tarafından olası bir güvenlik artışı yerine daha fazla risk olarak algılandığını ortaya koyuyor.
Trump’ın Planı ve Rejim Değişikliği
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran konusunda izlediği politikalara yönelik de anket sonuçları dikkat çekici. Katılımcıların yüzde 60’ı, Trump’ın İran meselesini ele almak için “belirgin bir planı” olmadığına inanıyor. Sadece yüzde 40’lık bir kesim ise bu konuda bir strateji olduğuna işaret ediyor.
Ayrıca, ABD’nin İran hükümetini devirme çabalarına yönelik de görüşler ikiye ayrılmış durumda. Katılımcıların yüzde 44’ü bu tür bir girişimi desteklerken, yüzde 56’lık çoğunluk ise buna karşı çıkıyor. Bu durum, Amerikan halkının dış müdahale ve rejim değişikliği gibi konulardaki hassasiyetini yansıtıyor.
Uzun Vadeli Çatışma İhtimali
ABD ile İran arasında yaşanabilecek uzun vadeli bir çatışma ihtimali de anketin önemli bir diğer başlığıydı. Katılımcıların yüzde 56’sı bu ihtimalin “bir nebze muhtemel” olduğunu düşünürken, yüzde 24’lük bir kesim ise “çok yüksek ihtimal” taşıdığı görüşünde. Toplamda, katılımcıların büyük çoğunluğu ABD ve İran arasındaki gerilimlerin kalıcı bir çatışmaya dönüşebileceği endişesini taşıyor.
Saldırıların Arka Planı ve Sonuçları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakerelerin devam ettiği bir dönemde, 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlattı. Bu saldırılara karşılık olarak İran da İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi bölge ülkelerindeki hedeflere yönelik saldırılarla yanıt verdi.
ABD-İsrail saldırılarının sonucunda İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bildirildi. İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur tarafından yapılan açıklamaya göre, bu saldırılarda en az 1.045 kişi yaşamını yitirdi.
