Bank of America’dan bir ekonomistin değerlendirmesine göre, Avrupa ekonomisi petrol şoklarının etkilerine ABD’ye kıyasla neredeyse iki kat daha fazla duyarlı. Bu durum, hem enflasyon oranları hem de ekonomik büyüme açısından belirgin bir fark yaratıyor. Küresel enerji tedarikindeki mevcut aksaklıklar, özellikle Hürmüz Boğazı’nın işlevselliğini yitirmesiyle başlayan süreçle hala devam ediyor.
Bank of America’dan Duyarlılık Tespiti
Küresel ekonomist Antonio Gabriel, gerçekleştirdiği analizde bir vektör otoregresyon modeli kullandı. Bu modele göre, petrol fiyatlarında yaşanacak yüzde 10’luk bir şok, Euro Bölgesi’nde enflasyonu yaklaşık 40 baz puan yükseltirken, büyümeden 10 baz puandan fazla bir kayba neden oluyor. Gabriel, bu her iki etkinin de Amerika Birleşik Devletleri’ndeki benzer bir şokun yaratacağı etkinin kabaca iki katı olduğunu vurguluyor.
Avrupa’nın Artan Kırılganlığının Nedenleri
Perşembe günü yayımladığı notunda Gabriel, Avrupa’nın tüketim sepetinde enerjinin payının daha büyük olduğunu ve bölgenin aynı zamanda önemli bir petrol ithalatçısı konumunda bulunduğunu belirtti. “Bulgularımız bu sonuçları açıklıyor. Sonuçlarımız Avrupa’nın enerji şokundan ABD’ye kıyasla daha büyük bir darbe alacağını gösteriyor,” ifadelerini kullandı.
ABD’nin Farklı Konumu ve Stagflasyon Görünümü
Ekonomist, Amerika Birleşik Devletleri’nin zamanla “giderek petrole daha az duyarlı hale geldiğini” kaydetti. Bu durumun, 1970’ler tarzı stagflasyonist bir dönemin tekrar etme ihtimalini olası kılmadığını belirtiyor. Gabriel, ek olarak şunları söyledi: “Ancak Euro bölgesinde enflasyon ve büyüme petrol fiyatlarına ABD’den daha duyarlı. Bu durum daha fazla dikkat gerektiriyor.”
AB Komisyonu’ndan Kritik Uyarı
Reuters’ın aktardığına göre, Avrupa Komisyonu Çarşamba günü üye devletlerini, İran’daki çatışmaların sürmesi halinde enerji piyasalarının uzun süreli bir arz şokuyla karşılaşabileceği konusunda ikaz etti. Bu durum, blok genelinde yakıt tüketiminde kısıtlamalara gitmeyi zorunlu kılabilir.
Avrupa’daki Mevcut Durum ve Kıtlık Endişesi
Avrupa, henüz somut bir fiziksel kıtlık durumu yaşamamış olsa da, yükselen petrol ve gaz fiyatlarıyla mücadele ediyor. Bu süreçte, havalimanları önümüzdeki haftalarda jet yakıtı tedarikinde olası bir sıkıntı yaşanabileceğine dair işaretler verdi.
Komisyonun İki Farklı Senaryosu
Rapora göre, Komisyon, AB büyükelçileriyle kapalı kapılar ardında bir bilgilendirme toplantısı düzenledi ve burada iki geniş senaryo üzerinde duruldu:
• İyimser Senaryo: ABD ile İran arasındaki ateşkesin devam etmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması durumunda, petrol ve gaz akışlarının aylar içinde toparlanacağı öngörülüyor. Bu durumda, dizel ve jet yakıtı fiyatları yaz sonunda düşüşe geçebilir. Ancak, Katar’daki altyapı hasarı nedeniyle küresel LNG piyasası muhtemelen on yılın sonuna kadar sıkı kalacak.
• Kötümser Senaryo: Gerilimlerin devam etmesi halinde, Avrupa’nın kış öncesi gaz depolama kapasitelerini yenilemede güçlük çekebileceği ve aşırı fiyat artışlarıyla karşı karşıya kalabileceği belirtildi. Bu tür artışların, endüstriyel tedarik zincirleri boyunca kademeli etkilere yol açacağı ifade edildi. Politika yapıcılar, bu sonucu doğrudan “talep yıkımı” riski olarak tanımladı.
Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.
