Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından paylaşılan son bilgiler, Sudan’daki çatışmaların yalnızca askeri boyutunu aşarak, ülkenin toplumsal yapısını ve özellikle sağlık altyapısını derinden etkileyen yaygın bir yıkıma dönüştüğünü gözler önüne seriyor. DSÖ Sudan Temsilcisi Dr. Shible Sahbani’nin saha gözlemlerine dayanan raporlar, çatışma bölgelerindeki sağlık kuruluşlarının ve birinci basamak sağlık hizmeti veren merkezlerin neredeyse yüzde 80’inin ağır saldırılar veya tedarik sorunları nedeniyle kullanılamaz hale geldiğini gösteriyor. Bu durum, 21 milyondan fazla insanın temel tıbbi bakım hizmetlerinden yoksun kalmasına yol açarak, sivil kayıpların doğrudan çatışma etkilerinden daha fazla artmasına zemin hazırlıyor. Uluslararası hukuku açıkça ihlal eden 200’den fazla belgelenmiş sağlık tesisi saldırısı, sağlık personelinin bölgeyi terk etmesine neden olurken, ayakta kalan sınırlı sayıdaki merkezin de ilaç ve tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle sembolik düzeyde hizmet verebildiği belirtiliyor.
## Salgın Hastalıklar ve Hijyen Krizi
Yaşanan insani trajedinin bir diğer çarpıcı yönü ise ülke genelinde temizlik ve sağlık koşullarının bozulmasıyla birlikte kolera, kızamık, menenjit ve çocuk felci gibi salgın hastalıkların kontrolsüz bir şekilde yayılması. DSÖ uzmanları, temiz suya erişimin kesildiği ve sanitasyon altyapısının yok edildiği bölgelerde, bu salgınların artık sadece yerel değil, bölgesel bir tehdit haline geldiğini vurguluyor. Bu durum, yetersiz beslenmeyle mücadele eden 4 milyondan fazla insanın bağışıklık sistemini ciddi şekilde zayıflatıyor.
### Anne ve Çocuk Sağlığındaki Korkutucu Durum
Özellikle anne ve çocuk sağlığı alanında tablo oldukça endişe verici. Yaklaşık 800 bin hamile kadının güvenli doğum ve üreme sağlığı hizmetlerine ulaşamaması, gelecek nesillerin hayatta kalma olasılığını ciddi bir şekilde riske atıyor ve acil uluslararası müdahale gerektiriyor.
## Uluslararası Müdahale Çağrısı ve Finansal Açık
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Sudan’daki bu insani krize dikkat çekerek, 2026 yılı için planlanan insani yardım programının ihtiyaç duyduğu finansmanın yalnızca yüzde 16’sının karşılanabilmiş olmasını uluslararası dayanışma açısından “utanç verici” olarak nitelendiriyor. DSÖ’nün hayat kurtaran operasyonlarını sürdürebilmesi için gerekli olan 167 milyon dolarlık acil bütçenin sağlanamaması, Darfur ve Hartum gibi bölgelere ulaştırılması planlanan kritik tıbbi yardımların askıya alınmasına neden oluyor. Örgüt, kalıcı bir ateşkesin sağlanmadığı sürece tıbbi müdahalelerin yalnızca geçici bir çözüm sunabileceği konusunda ısrar ediyor. Bu durum, Sudan halkı için zamanın azaldığını ve dünya liderlerinin siyasi irade göstererek sağlık koridorlarının koşulsuz bir şekilde açılması için baskılarını artırması gerektiğini ortaya koyuyor.
## Eş Zamanlı Salgınlar ve Beslenme Krizinin Yarattığı Demografik Tehdit
### Finansal Yetersizlik ve Uluslararası Müdahale Çağrısının Aciliyeti
