Amerika Birleşik Devletleri’nde işlem gören S&P 500 endeksi, jeopolitik gerilimlerin hafiflemesi ve güçlü karlılık beklentileri sayesinde tarihi bir başarıya imza attı. Endeks, Orta Doğu’daki çatışmanın etkilerini silerek daha önce hiç görülmemiş bir seviyeye tırmandı.
Rekor Seviyeye Yükseliş
S&P 500, geçtiğimiz Çarşamba günü borsanın kapanışında %0,8’lik bir artış kaydederek 7.022,95 puana ulaştı. Bu değer, endeksin Ocak ayında belirlediği önceki kapanış rekorunu geride bıraktı. Gün içindeki işlemlerde ise 7.026,24 puana çıkarak yeni bir zirve kaydetti. Bu yükseliş, yatırımcıların daha riskli varlıklara yönelmesinde etkili oldu.
Savaş Beklentilerinin Etkisi
Piyasalardaki bu iyimser havanın temelinde, Orta Doğu’daki çatışmaların daha sakin bir seyir izleyebileceğine dair beklentiler yatıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İslamabad’daki görüşmelerin ardından yaptığı açıklamalara göre, İran ile savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerin yakın zamanda yeniden başlayabileceği ifade edildi. Savaşın 28 Şubat’ta başlamasının ardından hisse senedi piyasaları önemli düşüşler yaşamış, petrol piyasalarında ciddi dalgalanmalar görülmüş ve enflasyon ile faiz beklentilerinde belirsizlikler artmıştı.
Güçlü Kâr Öngörüleri Desteği
Yılın İlk Çeyreği İçin Yükselen Kâr Tahminleri
Kurumsal karlılığa yönelik olumlu beklentiler de endeksin yükselişini destekleyen bir diğer önemli faktör oldu. Büyük banka yöneticileri, petrol piyasasındaki şoka rağmen Amerikan tüketicisinin direncini koruduğunu ve birleşme ile halka arz piyasalarındaki talebin canlı kaldığını belirttiler. Londra Borsası verilerine göre analistler, S&P 500 şirketlerinin 2026 yılının ilk çeyreğinde toplamda 605,1 milyar dolar kar elde edeceğini öngörüyor. Bu rakam, çeyrek başlangıcındaki 598,7 milyar dolarlık tahminin üzerinde bir beklentiyi işaret ediyor.
Pek çok aracı kurum, savaşın yarattığı değerleme baskısının ardından oluşan düşüşleri bir alım fırsatı olarak değerlendirdi. Ancak, çatışmanın yeniden alevlenme riskinin hala masada olduğu da belirtiliyor. Jeopolitik risklerin azalması durumunda bile, savaş öncesinde piyasa algısını etkileyen diğer faktörlerin tekrar ön plana çıkabileceği değerlendirmeler arasında yer alıyor.
