BAŞLIK: ABD’den Petrol Fiyatı Endişesi: 200 Dolarlık Senaryo
Amerika Birleşik Devletleri’nde Donald Trump yönetimi, petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara ulaşmasının ülke ekonomisi üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendiren bir çalışma yürütüyor. Bu değerlendirmenin, Beyaz Saray’ın olası tüm senaryolara hazırlıklı olmasını amaçladığı belirtildi.
Çalışmanın Amacı ve Kaynak Görüşleri
Bloomberg’e bilgi veren kaynaklar, petrol fiyatlarındaki sert yükselişlerin ABD’deki büyüme öngörülerini ne ölçüde etkileyebileceğini modellemenin, rutin değerlendirmelerin bir parçası olduğunu ve bunun bir tahmin olmadığını vurguladılar. Bu tür bir çalışmanın, uzun süreli bir çatışma dahil olmak üzere her türlü olasılığa karşı Beyaz Saray’ın hazırlıklı olmasını sağlamayı hedeflediği ifade edildi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in, çatışma başlamadan dahi gerilimin petrol fiyatlarını yükseltmesi ve ekonomik büyümeyi olumsuz etkilemesi konusunda kaygılarını dile getirdiği aktarıldı. Üst düzey Hazine yetkililerinin, petrol ve benzin fiyatlarındaki oynaklık konusundaki endişelerini birkaç haftadır Beyaz Saray’a ilettiği de belirtildi.
Beyaz Saray’dan Yalanlama
Ancak, Beyaz Saray sözcüsü Kush Desai, bu yönde bir çalışma yürütülmediğini belirterek, “Yönetim her zaman çeşitli fiyat senaryolarını ve ekonomik etkileri değerlendiriyor olsa da, yetkililer petrolün varil başına 200 dolara ulaşma olasılığını incelemiyor ve Bakan Bessent, ‘Epic Fury Operasyonu’nun yol açacağı kısa vadeli aksaklıklar konusunda ‘endişeli’ değil” açıklamasında bulundu.
Resesyon İhtimali ve Piyasa Görüşleri
İran’daki çatışmanın etkileri daha belirgin hale gelmeye başladıkça, Wall Street analistleri bu yıl için ABD büyüme tahminlerini aşağı çekerken, enflasyon ve işsizlik tahminlerini yukarı yönlü revize ederek resesyon riskinin arttığı görüşünü paylaşıyor. Goldman Sachs, petrol fiyatlarındaki artışın bir sonucu olarak önümüzdeki 12 ay içinde ABD’de bir durgunluk yaşanma riskinin yüzde 30’a yükseldiğini rapor etti. Kurum ayrıca, Şubat 2026’da yüzde 4,4 olan işsizlik oranının 2026 sonuna kadar yüzde 4,6’ya çıkacağını öngörüyor. Pek çok analist kuruluşu, enflasyonun bu yıl için ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yüzde 2’lik hedefinden ziyade yüzde 3 civarında seyredeceğini, bunun da harcanabilir geliri azaltacağını ve istihdamı sınırlayacağını tahmin ediyor. Oxford Economics’in baş ABD ekonomisti Nancy Vanden Houten, “Bu savaş nedeniyle ekonominin birçok unsuru zayıflayacak. Etkisi çok hızlı bir şekilde ortaya çıkıyor. Yerel benzin istasyonunun önünden geçmeniz yeterli” şeklinde konuştu.
Vergi İadeleri ve Tüketici Harcamaları
ABD’de vergi iadelerine ilişkin ilk veriler beklentilerin altında kalıyor. Morgan Stanley ekonomistleri, 23 Mart tarihli bir raporlarında, iadelerin geçen yıla göre yüzde 12 daha yüksek olduğunu, ancak bu rakamın öngördükleri yüzde 15-yüzde 25’lik artışın altında kaldığını belirtti. Banka, 2026 yılına ilişkin tüketici harcamalarındaki artış tahminini yüzde 2’den yüzde 1,7’ye indirdi.
Yatırımcı Endişeleri ve Tedarik Zinciri
BlackRock Başkanı Rob Kapito, yatırımcıların İran’daki çatışmadan kaynaklanan riskleri küçümseyor olabileceği uyarısında bulundu. Kapito, bu risklerin, çatışma kısa sürede sona erse bile büyümeyi baskılayıp enflasyonu yükseltme potansiyeli taşıdığını belirtti. “Yarın savaşın bittiğini açıklasak bile petrolün varil fiyatı 150 dolara kadar yükselebilir, çünkü kesintiye uğrayan tedarik zincirlerinin tam kapasiteye dönmesi zaman alacaktır” diyen Kapito, yatırımcıların tedarik kesintilerinin uzun sürmesi riskini göz ardı etmesinden endişe duyduğunu ifade etti. Apollo Global Management Başkanı Jim Zelter ise uzun süren bir çatışmanın ABD’de resesyon ve kredi döngüsü risklerini artırdığı konusunda uyararak, ABD’li tüketicilerin zaten zorluk belirtileri gösterdiğini dile getirdi.
