Hafta sonunda Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alma kararının duyurulması, petrol piyasalarında önemli bir yükselişe neden oldu. Bu gelişme, küresel enerji krizi endişelerini daha da derinleştirdi.
Petrol ve Doğal Gaz Piyasalarında Sert Yükseliş
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, İran limanlarına giriş veya çıkış yapan tüm gemileri kapsayan abluka uygulaması, Pazartesi günü New York saatiyle 10:00 itibarıyla yürürlüğe girecek. Bu durum, küresel enerji arzında yaşanabilecek daralmalar endişesini artırırken, Brent petrolünün varil fiyatı yaklaşık 104 dolara kadar tırmandı ve yüzde 9,1’lik bir artış kaydetti. Aynı zamanda, Avrupa doğal gaz vadeli işlemleri de geçici olarak yüzde 18’e varan bir sıçrama gösterdi.
Küresel Ekonomiye Etkileri ve Kaygılar
Orta Doğu’daki gerilimlerin tırmanması, küresel enerji piyasalarını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Artan enerji fiyatlarının enflasyonu tetikleme ve ekonomik büyümeyi yavaşlatma riski taşıdığı belirtiliyor. Fiziksel petrol arzındaki potansiyel kısıtlamalar, dünya genelindeki rafinerileri ve yatırımcıları, acilen teslim edilebilecek ham petrol kargoları bulmak için bir yarışa sürükledi.
ABD’nin Stratejik Hamlesi ve Olası Gelişmeler
ABD Başkanı Donald Trump, bu adımın “çok etkili olacağını” vurgulayarak, daha önce Tahran’dan gelebilecek herhangi bir direnişe karşı misilleme tehdidinde bulunmuştu. Wall Street Journal’ın haberine göre, abluka kararının yanı sıra ABD yönetimi, sınırlı saldırıların yeniden başlatılması seçeneğini de masada bulunduruyor.
Eski Suudi Arabistan ABD Büyükelçisi Michael Ratney, Bloomberg TV’ye verdiği demeçte, “Bu durum muazzam bir ek risk ve belirsizlik unsuru yaratıyor” ifadesini kullandı. Ratney ayrıca, Çin’e doğru seyahat eden petrol taşıyan gemilerin akıbetini sorgulayarak, ABD Donanması’nın bu gemileri de ablukaya alması durumunda ABD-Çin ilişkilerinde yaşanabilecek potansiyel bir krize dikkat çekti.
Hürmüz Boğazı’ndaki Durum ve İran’ın Hamleleri
Basra Körfezi’ni küresel piyasalara bağlayan kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı, Şubat sonlarında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana fiili olarak kapalı durumda bulunuyor. Tahran yönetimi, belirli gemilerden ücret talep ederek ve boğazdaki trafiği savaş öncesi seviyelerin oldukça altına indirerek Washington üzerinde baskı kurmayı hedefliyor.
Bloomberg’in tanker takip verilerine göre, İran Mart ayında Basra Körfezi üzerinden ham petrol sevkiyatlarını sürdürdü. En büyük alıcı konumundaki Çin’e yapılan sevkiyatlar, bir önceki aya kıyasla düşüş gösterdi.
Uzman Görüşleri ve Bölgesel Etkiler
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi Orta Doğu Programı Direktörü Mona Yacoubian, ABD’nin abluka planını “oldukça iddialı bir girişim” olarak nitelendirerek, “sorunu çözmüyor. Bunu anlamlandırmak zor” şeklinde yorumladı. Yacoubian’a göre, İran, petrol ihracatının tehdit altında olduğunu hissetmesi halinde, Yemen’deki Husileri Kızıldeniz’in güney girişindeki Bab el-Mendeb Boğazı’ndan geçen gemilere yönelik saldırılar düzenlemeye teşvik edebilir. Mart sonunda başlayan çatışmalara dahil olan Husilerin, deniz taşımacılığını aksatma potansiyeli bulunuyor.
Savaşın başlamasından bu yana, Suudi Arabistan’ın ülke içindeki boru hatları aracılığıyla Yanbu Limanı’na daha fazla petrol sevk etmesiyle, Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirilen petrol akışının önemi daha da artmıştır. Pazar günü yapılan açıklamada, Riyad yönetiminin, İran saldırılarının ardından Doğu-Batı boru hattının tam kapasiteye ulaştığı ve Manifa sahasındaki üretimin yeniden başladığı bilgisi paylaşıldı.
