Ember Energy Türkiye ve Kafkasya Bölge Lideri Ufuk Alparslan, Bloomberg HT’de katıldığı bir canlı yayında ülkenin enerji gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu. Alparslan, özellikle kuraklığın elektrik üretimi üzerindeki maliyet etkisine ve yenilenebilir enerjiye geçişin önemine dikkat çekti.
Enerji Sektöründe Güncel Durum ve Rüzgar-Güneş Yatırımları
Alparslan’ın değerlendirmelerine göre, Türkiye’de son yıllarda rüzgar ve güneş enerjisi alanlarında belirgin bir ilerleme kaydedildi. 2025 yılında rüzgar enerjisi kapasitesinde 1,9 gigavatlık yeni santrallerin devreye alınmasıyla bir rekor kırıldı. Güneş enerjisi tarafında ise 2023 yılı bir dönüm noktası oldu ve kurulu güç 5 gigavata ulaştı. Bu alandaki yatırımlar son üç yıldır da 4,5-5 gigavat seviyelerinde devam ediyor. Bu gelişmeler sonucunda rüzgar ve güneş enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payı %22’ye yükseldi. Ancak Alparslan, Türkiye’nin en büyük elektrik üretim kaynağının hala kömür olduğunu ve doğalgazın payının ise %20’ye gerilediğini belirtti.
Kömür Kullanımı ve Maliyetler
Alparslan, Türkiye’deki kömürden elektrik üretiminin büyük ölçüde ithal kömüre dayandığını ifade etti. Üretimin üçte ikisinin ithal kömürle gerçekleştirildiğini söyledi. Yerli kömürün daha ucuz olabileceği algısına karşın, Alparslan, yerli kömürün de maliyetlerinin hızla arttığını vurguladı. Döviz bazında alım garantisi ve yüksek piyasa fiyatları nedeniyle yerli kömürün de maliyetli hale geldiğini belirten Alparslan, yerli kömürün enerji değerinin de düşük olduğunu ekledi.
Türkiye Elektrik Görünüm Raporu ve Kuraklık Etkisi
Bu yıl beşincisi yayımlanan Türkiye Elektrik Görünüm Raporu‘nda kuraklığın önemli bir konu başlığı olduğunu belirten Alparslan, 2025 yılının kurak geçtiğini ve bu durumun hidroelektrik üretimini %18 düşürdüğünü söyledi. Alparslan, kuraklığın enerji güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu ve Türkiye’de elektrik üretimine yıllık 1,8 milyar dolarlık ek bir maliyet yüklediğini dile getirdi. Mevcut yılın su açısından daha bol geçtiğini de sözlerine ekledi.
Savaşın Enerji Sektörüne Yansımaları ve Fosil Yakıt Krizi
Ufuk Alparslan, mevcut savaşın hem enerji tedariki hem de fiyatlar üzerinde önemli etkileri olduğunu belirtti. Türkiye’nin özellikle fiyat kriziyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Alparslan, doğalgaz kontratlarının Avrupa piyasasına endeksli olması ve likidize edilmiş doğalgaz alımlarının da bu piyasalara bağlılığı nedeniyle fiyat artışlarının kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Enerji fiyatlarında %50’lik bir artış yaşandığını ve bunun krizin henüz iyi günleri olabileceği anlamına gelebileceğini vurguladı. Alparslan, bunun temelinde bir fosil yakıt krizi olduğunu ve savaşın devam etmesi halinde çok daha yüksek fiyatlar görülebileceğini öngördü. Bu durumun, dışa bağımlılığı azaltma gerekliliğini ortaya koyduğunu ve fosil yakıt zengini olmayan Türkiye’nin yenilenebilir enerjiye yönelik politikalarını hızlandırması gerektiğini söyledi.
Gelecek Hedefler İçin Şebeke Yatırımı İhtiyacı
Alparslan, Türkiye’nin 2035 yılı için belirlediği 120 gigavatlık enerji hedefine ulaşmasının kolay olmayacağını ve bunun önemli bir maliyeti olacağını ifade etti. Sadece rüzgar ve güneş enerjisi hedefleri için bile 28 milyar dolarlık bir şebeke yatırımı gerektiğini, bunun santrallerin maliyetini kapsamadığını belirtti. Bu finansman ihtiyacının dış kaynaklardan sağlanması gerektiğini vurgulayan Alparslan, yeni şebekelerin oluşturulmaması durumunda yenilenebilir enerjinin entegrasyonunun zorlaşacağını ve yeni ihale modelleriyle yabancı yatırımcıların çekilebileceğini ekledi.

