Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yayımladığı “Yatırım Projelerinin Stratejik Öncelik ve Teknik Değerlendirmesine Dair Tebliğde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ” çerçevesinde “Kritik Hammadde Listesi” tanımında güncellemeler gerçekleştirildi.
Kritik Hammadde Listesinde Değişiklik
Bu liste, ülke ekonomisi açısından büyük ekonomik ve stratejik öneme sahip olan ve tedarik kesintisi riski taşıyan 36 ürünü kapsıyor. Lityum-iyon batarya teknolojileri, stratejik ürünler kategorisine dahil edildi. Bu kararın amacı, özellikle elektrikli araç yatırımlarının onay süreçlerini hızlandırmak ve finansman mekanizmalarını aktif hale getirmektir.
Jeopolitik Gelişmelerin Etkisi
Aynı zamanda, son zamanlarda artan jeopolitik gerilimler ve bölgesel çatışmalar, enerji piyasalarında dalgalanmalara neden olurken, bu durum elektrikli araçlara olan talebi de doğrudan etkiliyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanma, kısa vadede tüketicileri alternatif enerji çözümlerine yönlendirirken, orta ve uzun vadede ülkelerin fosil yakıtlara bağımlılığı azaltma hedeflerini güçlendiriyor.
Elektrikli Araç Satışları Artıyor
Londra merkezli veri analiz şirketi Benchmark Mineral Intelligence’ın mart ayı elektrikli araç satış verilerine göre, mart ayında dünya genelinde 1,75 milyon elektrikli araç satışı gerçekleştirildi. Geçen ayki satışlar, yıllık bazda yüzde 3 ve aylık bazda yüzde 66 artış gösterdi. Avrupa’daki rekor artış, elektrikli araç satışlarındaki büyümede önemli bir etken oldu.
İTO Başkanı’nın Değerlendirmeleri
İTO Başkanı Avdagiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın lityum-iyon bataryaları stratejik ürünler kapsamına almasının Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında bir “bölgesel üretim üssü” olma hedefi açısından kritik bir adım olduğunu ifade etti. Avdagiç, Avrupa’nın Asya’daki üreticilere alternatif aradığı bir dönemde Türkiye’nin avantajlı bir konumda olduğunu belirtti ve “Lityum-iyon bataryaların stratejik kapsama alınması, Türkiye’nin batarya üretiminde bölgesel bir üs olma stratejisinin en önemli parçasını oluşturuyor. Tebliğ, yerli ve milli batarya üretimini ve bu alandaki doğrudan yabancı yatırımları teşvik edecektir.” dedi.
Büyüyen Sektör ve Stratejik Ürünler
Avdagiç, lityum-iyon bataryalarının günümüz elektroniğinin merkezinde bulunduğunu vurguladı ve ulaşım, savunma, enerji ve sağlık gibi dört kritik sektörün aynı hammadde zincirine ve aynı teknolojiye bağımlı hale geldiğini belirtti. Bu bataryaların sadece araçlar için değil, aynı zamanda savunma uygulamaları, enerji depolama sistemleri ve endüstriyel uygulamalar için de stratejik bir ürün olduğunu söyledi.
Avdagiç ayrıca, bu düzenlemenin batarya üretimi ve AR-GE süreçlerinin önünü açacağını, elektrikli araç yatırımlarında onay ve finansman süreçlerini hızlandırarak yatırım iştahını artıracağını kaydetti. Batarya teknolojisinin yakın gelecekte ekonomik egemenliğin ana unsurlarından biri olacağını ifade eden Avdagiç, Orta Doğu’daki gerilimle artan petrol fiyatlarının elektrikli araçlara geçişi hızlandırdığını belirtti. Bölgesel enerji risklerinin elektrikli araçlara olan ilgiyi artıracağına ve satışlarda yeni rekorların habercisi olabileceğine değindi. Lityum ve diğer kritik minerallerdeki tedarik zincirinin kırılganlığı, ülkeleri stratejik üretim kapasitesi geliştirmeye zorlamakta. Türkiye, lityum ihtiyacını yerli üretimle karşılamak için yoğun çalışmalar yürütmektedir ve bu alandaki dış politikası da etkin bir şekilde sürdürülmektedir.
Küresel Pazar Beklentileri
Şekib Avdagiç, Bakanlığın lityum-iyon batarya teknolojilerini stratejik ürünler kapsamına almasının batarya üretimi ve geliştirme süreçlerini önünü açtığını belirtti. Türkiye’nin batarya üretiminde bir merkez olma yolunda önemli bir adım atıldığını vurgulayan Avdagiç, bu kararın batarya üretiminde kullanılan hammaddelerde tedarik kesintisi riskini önemli ölçüde azaltacağını ifade etti. Bu düzenlemenin enerji depolama ve elektrikli araç yatırımlarına büyük bir ivme kazandıracağını ve yenilenebilir enerji santrallerinin batarya kapasitesi tesis etmesini kolaylaştıracağını söyledi.
Küresel lityum-iyon batarya pazarının 2026 yılında 130-140 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Avdagiç, bu pazarın yaklaşık yüzde 55’inin Asya-Pasifik Bölgesi’nde yoğunlaştığını açıkladı. 2025 itibarıyla bölgenin büyüklüğünün 75 milyar doları aşacağını belirten Avdagiç, “HIT-30 programının hedeflediği 80 gigavat saatlik batarya kapasitesi, 2025 küresel pazarının yaklaşık yüzde 7’sine karşılık geliyor. Bu tebliğ ile HIT-30 programları birbirini tamamlayarak Türkiye’yi batarya ve elektrikli araç ekosisteminde daha güçlü bir konuma taşıyacaktır. Bu durum, hem yerli ve milli üretimi hem de doğrudan yabancı yatırımları artıracaktır.” dedi.
Rekabetçi Batarya Pazarındaki Değişimler
ING Group Kıdemli Ulaşım ve Lojistik Sektör Ekonomisti Rico Luman, son dönemde elektrikli araçlarda NMC (nikel-manganez-kobalt) bataryalardan LFP (lityum-demir-fosfat) bataryalara geçiş gözlemlediğini belirtti. Luman, bu durumun LFP bataryalarına olan talebi artırdığını ve Türkiye’deki elektrikli araç üretiminin bu süreci destekleyeceğini vurguladı. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin batarya paketi tedarikinde Çin’e olan bağımlılığını azaltma çabalarının altını çizdi ve Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği anlaşmasına sahip olduğunu hatırlattı.
Luman, Türkiye’nin kritik hammadde tanımında yaptığı değişikliklerin jeopolitik gerçekler ve artan elektrifikasyon süreci göz önüne alındığında mantıklı bir adım olduğunu ifade etti. Avrupa Birliği’nin de benzer konuları ele alan Kritik Ham Maddeler Yasası’nı kabul ettiğini, ancak pratikte kendi kendine yeterli olmanın kolay olmadığını belirtti. Çin’in üretim ölçekteki avantajları ve batarya metal rafinerilerinin çoğuna ev sahipliği yapmasının, bu alanda rekabet avantajı sağladığını kaydetti.
Luman, akaryakıt fiyatlarındaki artışın ardından bireysel sürücülerin elektrikli araçlara olan ilgisinde belirgin bir artış yaşandığını, evde veya işte şarj imkanı olduğunda, elektrikli araçların kilometre başına enerji maliyeti açısından cazip hale geldiğini sözlerine ekledi.
Bölgesel enerji riskleri, elektrikli araçlara yönelimi daha da hızlandıracak.
Tebliğ Türkiye’yi batarya ve elektrikli araç ekosisteminde daha güçlü bir konuma taşıyacak.
Bu karar, jeopolitik gerçekler süreci göz önüne alındığında mantıklı bir adım.

