1. Haberler
  2. Haberler
  3. İlber Ortaylı’yı Anma Konserinde Beethoven Yankılandı

İlber Ortaylı’yı Anma Konserinde Beethoven Yankılandı

13 Mart'ta AKM'deki İDSO konserinde piyanist Gülsin Onay, vefat eden tarihçi İlber Ortaylı'yı anmak için Beethoven'ın Ayışığı Sonatı'nı seslendirdi.

Reklam Alanı

İstanbul’un kalbi Taksim’deki Atatürk Kültür Merkezi, Dünya Kadınlar Günü özelinde düzenlenen İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) DenizBank Konserleri’ne ev sahipliği yaptı. Konser öncesi, Türkiye’nin değerli tarihçisi İlber Ortaylı’nın beklenmedik vefat haberi, salondaki herkesi derin bir üzüntüye boğdu ve kaçınılmaz gerçekliği bir kez daha hatırlattı.

Kadınlar Günü Coşkusu ve İlber Ortaylı Anısı

13 Mart akşamı için planlar bambaşka duygularla doluydu. İDSO’nun gelenekselleşen Cuma konserinde, Türkiye’nin önde gelen piyano virtüözlerinden Gülsin Onay sahne alacak, bununla birlikte 19. yüzyılın önemli Fransız kadın bestecisi Louise Farrenc’in eserleri seslendirilecekti. Dünyaca ünlü Chopin icracılarından Gülsin Onay, Frédéric Chopin’in Piyano Konçertosu No. 2 Fa minör Op. 21’i, Şef Hasan Niyazi Tura yönetimindeki İDSO sanatçılarıyla birlikte yorumlayacaktı.

Sahneye çıkan Gülsin Onay, Chopin’in notaları kadar etkileyici sözlerle İlber Ortaylı’yı andı. Ortaylı ile birçok ortak projede yer aldığını ve kendisinden çok şey öğrendiğini dile getiren Onay, hocasının en sevdiği eserlerden biri olan Beethoven’ın Ayışığı Sonatı’nı unutulmaz bir yorumla seyircilere sundu. Onay, Ortaylı’dan Beethoven hakkında çok şey öğrendiğini ve bu sonatın hocası için özel bir yeri olduğunu belirtti.

İlber Ortaylı’nın Müzik Mirası ve Tarih Anlayışı

İlber Ortaylı, sadece tarih alanındaki engin bilgisiyle değil, aynı zamanda müzik konusundaki derin ilgisiyle de tanınıyordu. Milyonlara tarihi sevdiren Ortaylı, bu yeteneğini müzik insanları için de ustaca kullanmıştı. Kendisiyle yapılan bir söyleşide, Gülsin Onay ile Mayıs ayında İzmir AKM Yunus Emre Salonu’nda gerçekleşen “Tarih Notalara Dokununca” adlı buluşmada edindiği izlenimler aktarıldı. Bu etkinlikte, tarihten ilham alan bilgilerle müziğin birleştiği coşku doruklara ulaşmıştı. Ortaylı, Mozart, Beethoven, Chopin gibi bestecilerin eserlerini, 18. ve 19. yüzyıl Avrupa’sından, Viyana ve Peşte’den başlayarak Osmanlı’ya ve Cumhuriyet Türkiye’sine uzanan bir köprüyle günümüze taşıyordu.

Bestecilerin Hayatları ve Dönemleri

Ortaylı, Beethoven ve Mozart’ın yaşamlarından kesitler sunarken, eserlerinin derinliğini ve Türklerle, Türk müziğiyle olan yakın bağlarını da vurguluyordu. Beethoven’ı senfonilerden çok sonatların adamı olarak tanımlayan Ortaylı, sanatçıların o dönemdeki fakirliğine ve Avrupalıların sanatçılara bakış açısına değiniyordu. Batı müziğinin Türkiye’ye Atatürk döneminde kurumsallaştığını ve okullaştığını ifade ediyordu.

Oscar ödüllü “Amadeus” filmindeki Salieri portresine karşılık, Ortaylı, Salieri’nin Mozart ile yakınlığını ve dostluğunu dile getiriyor, “Filmler her zaman doğruluk eserleri değildir” sözleriyle eleştiriyordu. Salieri’nin Viyana’nın müzik hayatında önemli bir rol oynadığını ve diğer İtalyan müzisyenlerle birlikte Viyana’yı şekillendirdiğini belirtiyordu.

Türk Motifleri ve Müzikal Etkileşimler

Sohbet sırasında Mozart’ın Rondo Alla Turca (Türk Marşı) adlı eserine ve “Saraydan Kız Kaçırma”, “Don Giovanni” gibi operalarındaki Türk motiflerine de değiniliyordu. Mehter Müziği’nin etkileri ve Osmanlı’dan Avrupa’ya geçen kös, zil gibi vurmalı sazların kullanımı, Ortaylı tarafından akıcı bir dille anlatılıyordu. Almanca şarkılar söyleyip şiirler okuyarak, kahkahalar eşliğinde bu kültürel etkileşimleri seyirciyle paylaşıyordu.

13 Mart akşamı Gülsin Onay’ın yorumuyla yeniden hayat bulan Beethoven’ın Ayışığı Sonatı, İlber Ortaylı ile özdeşleşen bir eser olarak hafızalarda kalacak. Ortaylı’nın sonat için söylediği, “Klasizmi, romantizmi geçecek bir orijinallik, bir derinlik var. Bir aşk parçası mı derseniz, bir aşk parçası olur, Mevlevî mistisizmi de olur, pastoralizm de olur” sözleri, bu eserin anlamını daha da derinleştiriyor.

“Kadının Adı Yok” Kısa Filmi Festivalde Yarışıyor

Gazeteci yazar Duygu Asena’nın unutulmaz eseri “Kadının Adı Yok” üzerinden geliştirilen sanatsal bir proje de aktarıldı. Yönetmen Çağla Karslıoğlu ve besteci Emre Şener’in hazırladığı kısa film adaptasyonu, kadın hakları konusundaki toplumsal gelişmeleri sorguluyor.

Çağla Karslıoğlu’nun yönettiği “Kadının Adı Yok” adlı kısa film, 12-19 Nisan tarihleri arasında Beverly Hills Film Festivali’nde yarışıyor. Hollywood’un ikonik mekanlarından TCL Chinese Theatre’da gösterilecek olan film, AZ Celtic Films yapımcılığında, Emre Şener’in özgün müzikleriyle hayat buldu. Duygu Asena’nın 80. doğum ve 20. ölüm yıldönümüne denk gelen yapım, “En İyi Kısa Film” gibi çeşitli kategorilerde ödül için mücadele edecek.

İlber Ortaylı’yı Anma Konserinde Beethoven Yankılandı
+ - 0
Sorumluluk Reddi Beyanı:

pikpara.com’da yer alan döviz, emtia, kripto varlık verileri, piyasa yorumları ve tüm finansal içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacıyla sunulmakta olup yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

pikpara.com ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

PikAI ile Haber Hakkında Sohbete Başla

PikAI ile Haber Hakkında Sohbete Başla

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir