CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Altunhisar ilçesinde çilek üreticileriyle bir araya gelerek, tarımdaki mevcut sıkıntıları dile getirdi. Üreticilerin artan maliyetler ve iş gücü problemleri karşısında zorlandığını vurgulayan Gürer, çiftçilerin bankalara ve finans kuruluşlarına olan toplam borcunun 1 trilyon 400 milyar lira seviyesine ulaştığını belirtti.
Artan Maliyetler ve Üreticinin Zor Durumu
Gürer, “Piyasa borçlarıyla birlikte bu rakam 1 trilyon 500 milyara çıkıyor. Çiftçilerimiz borçla üretim yapıyorlar. Bankalar adeta onların ortağı haline gelmiş durumda. Üretip satar, borcunu öderse mutlu oluyorlar. Amaç kazanmak değil, sadece ayakta kalmak. Haciz durumu olursa, traktör ve tarlaları da kaybetme riskiyle karşı karşıyalar. İktidar ise bu sürecin sadece seyircisi kalıyor ve tarım sektörüne yeterli desteği sağlamıyor,” ifadelerini kullandı.
Yeni Sezon ve Fiyatlar
Altunhisar’daki çilek üreticileri ile yapılan görüşmelerde Gürer, bölgede bazı ürünlerin yeni sezon ekimlerinin başladığını ve bazı ürünlerin de pazarda kendini göstermeye başladığını dile getirdi. Gürer, “Silifke çileği şu an raflarda yaklaşık 100 lira fiyatla satılıyor. Niğde çileği ise bir aya kadar pazarda yer bulacak. Ancak girdi maliyetlerindeki artış, üreticilerin işini oldukça zorlaştırıyor. Gübresi, ilacı, fidesi, bakımı, işçiliği ve nakliyesi derken, çilek üreticileri ‘geçmiş dönemlerde kazandığımız parayı artık kazanamayacağız’ diyorlar,” diye ekledi.
Üreticilerin Şikayetleri
Çilek üreticisi Ali Kirazcı, artan maliyetler yüzünden üretimi sürdürmekte zorluk çektiklerini belirterek, “Durumlar içler acısı. Girdiler çok pahalı. Gübre fiyatları da aynı şekilde yüksek. İşçilik büyük bir sorun. Burada ortalama 2,5 liraya işçi bulmak zor. Çilek üreticisi destek almıyor. Şu anda üretimi devam ettiriyoruz ama maalesef bu yıl fide fiyatları da yükseldi. Geçen yıl 8 lira olan fide fiyatı şu an 10 lira oldu,” dedi.
Kirazcı, “Mazot fiyatları karşısında da zorlanıyoruz. Bu sene de denemeye devam edeceğim ama sonuç alamazsam bırakmayı düşüneceğim. Daha önce de tarlam satışa çıkartıldı, bu yüzden kredi kullanmadan ayakta kalmaya çalışıyorum,” sözleriyle durumunu özetledi.
Çözüm Önerileri
Kirazcı, girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini savunarak, “Gübreye sübvansiyon yapılması lazım. Mazotun da düşük fiyatla verilmesi gerekiyor. Lüks yatlara verilen mazot fiyatları ile bizim aramızda fark olmamalı,” şeklinde konuştu. Ayrıca, çiftçilik yapanların sayısının her yıl azaldığını ve birçok küçük işletmenin kapandığını da sözlerine ekledi.
Uzun Yıllar Üretim Yapmanın Zorluğu
Kirazcı, 35-38 yıldır üretim yaptığını ifade ederek, “Böyle bir dönemi daha önce hiç yaşamadım. Ekmek parası kazanmak bile zor. Kredi kartları patlamak üzere. Ahmet’in borcu Mehmet’e, Mehmet’in borcu Ahmet’e gidiyor,” diyerek zorluklarını dile getirdi. Üretici Hacı Kirazcı ise, “Aile olarak üretimde yer alıyoruz. Geçen yıl büyük zarar ettim. Sigorta yaptırdık ama karşılığını alamadık. Bu yüzden artık sigorta yaptırmıyoruz,” şeklinde konuştu.
Gelecek Endişesi
Kirazcı, daha önce farklı ürünlerden vazgeçmek zorunda kaldığını aktararak, “290 kiraz ağacını söktüm. 300 nektarin ve şeftali ağacını da söktüm. Çileğe döndüm ama şimdi ondan da para kazanamıyorum. Böyle giderse bunu da sökeceğim,” dedi.
Gürer, çiftçilerin borç yüküne dikkat çekerek, “Çiftçiler bankalara ve finans kuruluşlarına 1 trilyon 400 milyar lira borçlu. Piyasa borçlarıyla birlikte bu rakam 1 trilyon 500 milyarı buluyor. Çiftçiler borçla üretim yapıyor. Bankalar onlara adeta ortak gibi. Üretip satar, borcunu öderse mutlu oluyor. Amaç kazanmak değil, sadece ayakta kalmak,” ifadelerini yineledi ve hükümete çağrıda bulunarak, “Üreticimiz desteklensin, üretim artsın, maliyetler düşsün, vatandaş uygun fiyata ürün alabilsin,” sözlerini ekledi.
Durum içler acısı
Çiftçilik yapan sayısı azalıyor
Kirazı, şeftaliyi söktüm, çilekten de vazgeçebilirim

