Bölgede artan gerilimler ve geniş çaplı bir savaş ihtimali, sivillerin kitlesel olarak yer değiştirmesini tetikledi. İran’ın başkenti Tahran, son dönemde yoğunlaşan hava saldırıları nedeniyle tarihte görülen en büyük tahliye dalgalarından birini yaşıyor.
Şehir dışına çıkmaya çalışan binlerce aracın oluşturduğu uzun kuyruklar, bölgedeki insani durumun vahametini gözler önüne seriyor.
Tahran’da Durum
Yerel kaynaklar ve gözlemcilerin bildirdiğine göre, operasyonların başlamasıyla birlikte başkent Tahran’dan günlük ortalama 2 bin araçlık bir çıkış trafiği oluştu. Bombalanan başkentten kaçan pek çok aile, güvenlik endişesiyle ülkenin daha kuzeyindeki Hazar Denizi kıyıları gibi bölgelere yöneliyor.
Hızlanan tahliye süreci, akaryakıt istasyonlarında uzun bekleme sürelerine ve temel gıda maddelerine ulaşımda ciddi sıkıntılara yol açtı.
Bölgesel Göç Gerçeği
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından paylaşılan son raporlar, çatışmaların yalnızca İran’la sınırlı kalmadığını ve tüm bölgeyi kapsayan büyük bir “zorunlu göç” hareketliliğinin yaşandığını gösteriyor.
Son haftalarda Afganistan, İran, Lübnan ve Pakistan hattında yaklaşık 275 bin 400 kişi, yerlerinden edilerek yeni bir statüye geçti.
Bölge genelinde zorla yerinden edilmiş toplam insan sayısı 24,6 milyona ulaşarak, eşi benzeri görülmemiş bir koruma krizi yarattı.
Lübnan’daki Durum
İsrail’in hem hava hem de sınırlı kara harekatlarını sürdürdüğü Lübnan’da da durumun vahameti artıyor. BMMYK’nin verilerine göre:
“Lübnan genelinde artan şiddet olayları neticesinde, ülke içinde yerinden edilen sivil sayısı hızla 58 bine ulaştı. Altyapının çökmesi ve saldırıların yoğunlaşması, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını neredeyse imkansız hale getiriyor.”
Tahran’dan günlük ortalama 2 bin aracın çıkış yaptığı belirtiliyor.
