Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol, Bloomberg HT ile yaptığı röportajda enerji piyasalarının önümüzdeki iki yıla kadar dalgalı bir seyir izleyebileceğini açıkladı.
Orta Doğu savaşı sonrası petrol arzı ve fiyatları
Birol, Orta Doğu’daki çatışmanın başlatılmasının yaklaşık 15 gün sonrasında 400 milyon varil petrol arzının gerçekleşeceğini ve bu durumun fiyatları 18 dolar civarına çekerek daha makul seviyelere indirdiğini belirtti. “400 milyon varil muazzam bir rakam fakat mevcut stoklarımızın sadece yüzde 20’si. Yani yüzde 80’i hâlâ cebimizde duruyor. İleride daha zor günlerle karşılaşırsak –ki umarım karşılaşmayız– rezervleri her an kullanabiliriz” dedi.
Kriz grubu oluşturulması ve gelişmekte olan ülkeler
Dünya Bankası ve IMF ile ortak bir kriz grubu kurduklarını sözlerine ekleyen Birol, bu çabanın özellikle gelişmekte olan ülkeler için hayati olduğunu vurguladı. “Hem enflasyon açısından, hem cari açığın artması, ekonomik büyümenin yavaşlaması belki de resesyona girmesi açısından ciddi yapısal sorunlarla kaşı karşıya kalacaklar. Onlara nasıl yardım edebiliriz. O ülkelere yardım konusunda acil kriz grubu kurduk.” açıklamasını yaptı.
“İşin vahameti anlaşılmadı”
Birol, son beş on yılda üç büyük enerji krizine işaret ederek, “73 petrol krizi, 79 petrol krizi ve Rusya Ukrayna savaşından sonra Avrupa’daki gaz krizi. Şu anda kaybeden petrol ve doğalgaz diğer üçünün toplamından fazla.” şeklinde değerlendirdi.
İkinci kriz sadece petrol ve doğalgazı değil, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gübre, petrokimya ve helyum gibi kritik emtia akışını da durdurdu. “Bunlar da tarım sektörünü bire bir etkileyecek ve zaman içerisinde gıda fiyatlarını yükseltecek. Yani oldukça ciddi bir global ekonomik sorunla karşı karşıyayız ve bazı ülkeler hâlâ bunun vahametini anlamış değiller” diye ekledi.
Gelişmekte olan ülkeler için zor bir dönem
Birol, “Bu nedenle özellikle gelişmekte olan petrol ve doğalgaz ithal eden gelişmekte olan ülkeler için zor bir döneme giriyoruz diyebilirim.” açıklamasını yaptı ve bu ülkelerin durumunu bir an önce iyileştirecek sihirli bir değnek olmadığını vurguladı. “Umudum bir an önce Hürmüz Boğazı’nın açılması ve zararın çok büyük olmasının engellenmesi” şeklinde umutlarını dile getirdi.
Fiyatların yüksek olmasının Türkiye’de enflasyon, cari açık ve büyüme açısından olumsuz bir etki yaratacağını ancak Avrupa ve Asya’nın bazı ülkeleri kadar derin etkilemeyeceğini ifade eden Birol, “Ama bizim ekonomimizi de maalesef zorlayacak” diyerek durumu özetledi.

