Küresel finans otoriteleri, geçtiğimiz hafta Orta Doğu’daki çatışmanın yol açtığı arz krizleri ve yükselen enerji maliyetleriyle sarsıldı.
Reuters’ın derlemesine göre bu oturumların temel çıkışı, jeopolitik krizlerde artık ABD liderliğine “mutlak garanti” aramaktan vazgeçildiği ve uluslararası kurumların bu tür şokları hafifletme kapasitesinin sınırları içinde hareket ettiği oldu.
Ekonomik senaryolar Hürmüz’e bağlı
Piyasalardaki kısaca süren iyimserlik, Cumartesi günü deniz trafiğine yönelik yeni saldırı haberleriyle karamsarlığa dönüştü.
Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed Al‑Jadaan, tabloyu netleştirecek tek koşulun şu olduğunu vurguladı: “Tankerler, makul sigorta maliyetleriyle boğazı serbestçe geçene ve enerji fiyatları fiziksel olarak düşene kadar ekonomik görünümde iyileşme beklemiyorum. Senaryoyu değiştirecek tek şey, suların yeniden açılmasıdır.”
Büyüme tahminlerinde “resesyon” sinyali
IMF, 2026 yılı için küresel büyüme tahminini en iyimser senaryo altında %3,1’e çekti. Ancak fon, bu rakamın bile güncelliğini yitirdiğini ve dünya ekonomisinin %2,5’lik “olumsuz büyüme senaryosuna” doğru savrulduğu uyarısında bulundu. Dünya Ekonomik Görünümü raporuna göre, savaşın uzaması küresel ekonomiyi resesyona zorlayabilir.
ABD politikaları daha çok sorgulanıyor
Atlantic Council Uluslararası Ekonomi Başkanı Josh Lipsky, küresel finansal kararların artık IMF ve Dünya Bankası kampüsünde alınmadığını belirtti.
Lipsky’ye göre, 2020’deki pandemi ve 2022’deki Rusya işgalinden bu yana süregelen şok dalgaları, ülkelere ABD’nin artık uluslararası düzenin “generali” olmadığını ve her zaman çözüm sunmayacağını öğretti.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, “Savaşın getirdiği büyük tahribat karşısında, 150 milyar dolarlık yeni bir yardım paketi açıklamaktan memnuniyet duyuyoruz” diyerek, uluslararası destek çabalarının boyutunu vurguladı.

