Commerzbank AG tarafından yayımlanan yeni bir analiz, Orta Doğu’daki mevcut jeopolitik gelişmelerin Türk lirası (TL) üzerindeki baskıyı daha da artırdığını ortaya koyuyor. Raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son dönemde aldığı önlemlerin, bu artan baskıyı dengelemeye yönelik olduğu belirtiliyor.
TCMB’nin Rezervleri Koruma Stratejisi
Banka, TCMB’nin döviz rezervlerindeki potansiyel kayıpları önlemek amacıyla “savunma amaçlı” finansal araçlara yöneldiğine dikkat çekiyor. Ekonomist Tatha Ghose’un kaleme aldığı bu değerlendirme, liradaki değer kaybı eğiliminin savaş öncesinde de mevcut olduğunu ancak mevcut çatışmaların bu süreci daha karmaşık hale getirdiğini vurguluyor.
Kullanılan Finansal Araçlar
Commerzbank’ın raporunda, TCMB’nin piyasadaki dalgalanmaları kontrol altına almak için kullandığı başlıca stratejiler şu şekilde sıralanıyor:
* Döviz Karşılığı TL Swap İhaleleri: Merkez Bankası, rezervlerdeki azalışın ardından bir yıl aradan sonra ilk kez yerel bankalarla swap ihaleleri düzenlemeye başladı.
* Altın-Döviz Swapları: Döviz likiditesini güçlendirmek amacıyla altın rezervlerinin finansal sistemde teminat veya takas amacıyla kullanılması.
* TL Uzlaşmalı Vadeli Döviz Satışları: Döviz talebini geleceğe erteleyerek anlık piyasa baskısını hafifletmeye yönelik adımlar.
Temel Ekonomik Sorunların Göz Ardı Edilmemesi Gerekiyor
Commerzbank, gelişmekte olan piyasalardan (EM) yaşanan sermaye çıkışlarının rezervler üzerinde ek bir yük oluşturduğunu ve bu durumun para otoritesini daha proaktif adımlar atmaya zorladığını ifade ediyor. Ekonomist Ghose, piyasaların bazı temel ekonomik zorlukları “savaş kaynaklı” olarak niteleyip göz ardı edebileceği uyarısında bulunuyor. Ghose, “Döviz piyasası bazı olumsuzlukları savaşla ilişkilendirerek göz ardı edebilir ancak liranın, savaş başlamadan çok önce de sürekli müdahale gerektiren istikrarlı bir değer kaybı patikasında olduğunu unutmamalıyız,” şeklinde konuştu.
01 Nisan 2026, 10:39
