Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) tarafından AITR platformu ve DefineX iş birliğiyle düzenlenen “Bankalar için Yapay Zekânın Gerçek Dünya Etkileri” etkinliği, bankacılık sektöründe yapay zekânın (AI) somut faydalarına odaklandı. Bu buluşmada, satış ve hizmet süreçlerinin yeniden yapılandırılması, algoritmik bankacılığa geçiş ve yapay zekâ merkezli dijital altyapıların oluşturulması gibi konular ele alındı. Etkinliğe DefineX Kurucu Ortakları Emre Hayretci ve Tolga Ulutaş’ın yanı sıra Türk Ekonomi Bankası (TEB), DenizBank, Türkiye İş Bankası, Softtech, Yapı Kredi ve Yapı Kredi Teknoloji gibi kurumların üst düzey temsilcileri katıldı. Katılımcılar, yapay zekâ yatırımlarının iş sonuçlarına nasıl yansıtılabileceği konusunda çeşitli görüşler paylaştı ve bankacılıkta yapay zekânın gerçek değerini ortaya koyan bir tartışma zemini oluşturuldu.
Bankacılık Sektöründe Yapay Zekanın Değer Yaratan Üç Ana Dönüşüm Alanı
DefineX Kurucu Ortağı ve CEO’su Tolga Ulutaş, finansal hizmetler sektöründeki deneyimlerine dayanarak, bankacılığın 2026 yılındaki önceliklerini şekillendiren üç temel odak alanını belirlediklerini belirtti. Ulutaş, “Bankalar için Yapay Zekânın Gerçek Dünya Etkileri” temasını taşıyan AIWARENESS etkinliğinin, yapay zekânın iş değerine dönüşen somut uygulama alanlarına ışık tuttuğunu ifade etti.
Yapay Zeka Yatırımlarında Hızlı Geri Dönüş Baskısı
Tolga Ulutaş, bankacılıkta yapay zekânın etkilerinin, artık doğrudan iş sonuçlarıyla ölçüldüğünü, zira geride bırakılan öğrenme ve deneyimleme sürecinin sona erdiğini vurguladı. Ulutaş, “Araştırmalara göre, karar vericilerin üçte ikisinden fazlası, hissedarlarından gelen hızlı geri dönüş beklentisiyle karşı karşıya kalıyor,” dedi. Bu durumun, DefineX olarak yapay zekâ yatırımlarını iş sonuçlarına dönüştürmek için odağın yeniden tanımlanması gerektiği gözlemini desteklediğini belirtti. Ulutaş, süreci etkin yönetebilmek adına öncelikle yapay zekânın mevcut süreçlere entegre edilmesi yerine, yapay zekânın anahtar unsur olarak tasarlandığı yeni süreçler ve hizmet modellerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Ardından, farklı ekipler tarafından çeşitli alanlarda elde edilen yapay zekâ kullanım yeteneklerinin, bankanın genel iş hedeflerini gerçekleştirmeye odaklanan, çevik ve ölçeklenebilir yönetişim modellerine dönüşmesi gerektiğini ekledi. Son olarak, yapay zekâ teknoloji üretiminde maliyet ve süre açısından artık imkansız denilebilecek noktaların aşıldığına değindi.
