Yılın başlarında gelişmekte olan piyasa (EM) tahvillerine olan yoğun ilgi, özellikle yerel para birimi cinsinden olanlara yönelik talebin artmasıyla dikkat çekiyordu. Ancak, Orta Doğu’da patlak veren çatışmaların ardından bu trendde ani bir değişim yaşandı. Daha önce yatırımcıların gözdesi olan bu varlıklar, savaşın başladığı günden bu yana önemli bir değer kaybına uğrayarak yatırımcıları hazırlıksız yakaladı.
Yerel Para Birimi Tahvilleri Değer Kaybetti
İran’da başlayan savaşın tetiklediği jeopolitik gerilimler, EM tahvil piyasalarını olumsuz etkiledi. Bu yılın başlarında yatırımcıların favorisi konumunda bulunan yerel para birimi cinsinden EM tahvilleri, savaşın başlangıcından itibaren %4,5’in üzerinde bir değer kaybı yaşadı. Bu düşüş, dolar cinsinden EM tahvillerinin yaşadığı değer kaybının neredeyse iki katına denk geliyor. Mevcut durumda, 22 ana gelişmekte olan piyasa para biriminden sadece 6 tanesi dolar karşısında değer kazanabilmiş durumda. Savaş öncesinde ise bu sayı 17 idi.
Faiz Politikaları ve Enflasyon Baskısı
Geçtiğimiz hafta boyunca Doğu Avrupa’dan Latin Amerika’ya kadar pek çok ülkenin politika yapıcıları, artan enerji maliyetlerinin yarattığı enflasyonist baskıları kontrol altına almak amacıyla faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutma gerekliliğine işaret etti. Hatta bazıları faiz oranlarının daha da sıkılaştırılması gerektiğini belirtti. Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed), enflasyon risklerinin faiz indirimlerini geciktirebileceği uyarısında bulunurken, Avrupa Merkez Bankası (AMB) yetkililerinden biri, önümüzdeki ay faiz artırımının gündeme gelebileceğini dile getirdi.
Güney Afrika ve Macaristan Öncü Kayıplarda
Bloomberg endeks verilerine göre, Güney Afrika ve Macaristan tahvilleri, kendi para birimlerinin dolar karşısında yaşanan değer kayıplarına öncülük etmesiyle, bu ay yatırımcılarına yaklaşık %10 oranında zarar ettirdi. Brezilya ve Macaristan da, faiz indirimlerini bekleyen yatırımcıların pozisyonlarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalması nedeniyle zayıf bir performans sergiledi. Buna karşılık, yatırımcıların faiz artışlarını daha önce fiyatlamış olduğu Kolombiya’da yerel tahviller, %3,6’lık bir getiriyle emsallerini geride bırakmayı başardı.
Vontobel Asset Management portföy yöneticisi Thierry Larose, “Gelişmekte olan piyasaların yerel para birimi cinsinden tahvilleri, mevcut riskten kaçınma atmosferinin doğal olarak en büyük mağdurları haline geldi. Küresel enflasyon beklentilerini yeniden şekillendiren petrol ve gaz fiyatlarındaki ani yükseliş, bu varlıklarda artan bir oynaklığa neden oluyor,” değerlendirmesinde bulundu. Larose, Latin Amerika ile gelişmekte olan Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgelerindeki daha yüksek oynaklığa sahip para birimlerindeki pozisyonlarını azaltarak, bunun yerine Asya’ya, özellikle Güney Kore wonu ve Tayvan dolarını tercih ettiğini belirtti.
Faiz Artışı Beklentileri Yükseliyor
Invesco’dan Wim Vandenhoeck de bölgesel tahvillerdeki pozisyonlarını azalttığını ifade etti. Goldman Sachs stratejistleri Kamakshya Trivedi ve Sunil Koul gibi isimler, Meksika ve Endonezya’daki yerel piyasaların henüz dip seviyeyi bulamadığını öngörüyor.
UBS AG’nin hesaplamalarına göre, para piyasaları 19 Mart itibarıyla önümüzdeki 12 ay içerisinde gelişmekte olan piyasalarda 60 baz puanın üzerinde faiz artışı beklentisi fiyatlıyor. Bu ayın başında ise 25 baz puanlık bir faiz indirimi fiyatlanıyordu.
Pimco’nun kıdemli gelişmekte olan piyasalar portföy yöneticisi Yacov Arnopolin, gelişmekte olan ülkelerin getiri eğrilerinin “muhtemelen gerçekleşecek veya gerekçelendirilebilecek faiz artışlarından daha fazlasını fiyatladığını” dile getirdi. Arnopolin, “Brezilya, Güney Afrika ve Çek Cumhuriyeti’ndeki getiri eğrilerinin uzun vadeli kısımlarında değer bulmaya daha yeni başlıyoruz,” diye ekledi. Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi ve savaşın uzamasıyla birlikte yatırımcıların enflasyon risklerinin ötesine odaklanmaya başlayacağını belirten Arnopolin, potansiyel büyüme darbesi ve talep kaybının muhtemelen fiyatlara “henüz yansıtılmadığını” söyledi.

