Hayatın vazgeçilmez kaynağı olan su, gezegenimizdeki tüm canlıların varlığını sürdürmesi için kritik öneme sahip. Ancak, suya erişimdeki eşitsizlikler giderek artarak, dünya genelinde milyonlarca insanın yaşam koşullarını doğrudan etkileyen çok boyutlu bir krize dönüşüyor.
Su Güvenliği: Küresel Bir Sorun
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü, tatlı su kaynaklarının önemini vurgulamak ve sürdürülebilir yönetimi teşvik etmek amacıyla düzenleniyor. Bu özel gün, suya erişimde yaşanan küresel sorunlara dikkat çekmek için de bir fırsat sunuyor.
Her Dört Kişiden Biri Güvenli Suya Ulaşamıyor
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF’in Ağustos 2025 raporuna göre, 2015’ten bu yana 961 milyon insan güvenli içme suyuna erişim sağladı. Buna rağmen, küresel ölçekte 2,1 milyar insan hala güvenli bir şekilde yönetilen içme suyu hizmetlerine erişmekte zorluk yaşıyor. Bu durum, her dört kişiden birinin sağlık açısından güvenli olan içme suyuna kolayca ulaşamadığını ortaya koyuyor.
Detaylı incelendiğinde, 1,4 milyar insan temel su hizmetlerinden yoksunken, 287 milyon kişi kısıtlı hizmetlere erişebiliyor. Ayrıca, 302 milyon kişi iyileştirilmemiş su kaynaklarını kullanmak zorunda kalırken, 106 milyon kişi doğrudan nehir veya göl gibi yüzey sularını tüketiyor. Arıtılmamış yüzey sularının tüketimi, mide bağırsak enfeksiyonları, tifo, kolera, dizanteri, hepatit A ve E gibi ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor.
Temel Su Hizmetlerinde Derinleşen Eşitsizlikler
Suya erişimdeki eşitsizlikler, yaşam standartlarını önemli ölçüde olumsuz etkiliyor. Gelir seviyesi, cinsiyet, etnik köken ve fiziksel durum gibi faktörler, temel su, sanitasyon ve hijyen hizmetlerine erişimde belirgin farklılıklara neden oluyor. Özellikle en az gelişmiş ülkelerde yaşayanlar, güvenli içme suyu ve sanitasyon hizmetlerinden mahrum kalma riskiyle diğer ülkelere kıyasla yaklaşık iki kat daha fazla karşı karşıya kalıyor.
Kadınlar ve Kız Çocukları Üzerindeki Yük Ağırlaşıyor
Dünya genelinde musluk suyu bulunmayan her 10 evden 8’inde, su taşıma görevi kız çocuklarına düşüyor. Malavi’de evlerin yüzde 76’sında, Orta Afrika Cumhuriyeti’nde (OAC) yüzde 73’ünde ve Çad’da yüzde 70’inde bu sorumluluk kadınlara ve kız çocuklarına ait. Malavi’deki hanelerin yarısında ve OAC, Çad, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Madagaskar ve Zimbabve’deki hanelerin dörtte birinden fazlasında, kadınlar ve kız çocukları günde 30 dakikadan fazla zamanı su taşımakla geçiriyor.
Su kaynaklarına ulaşmak için uzun mesafeler kat etmek zorunda kalan kadınlar ve kız çocukları, eğitim ve iş hayatına katılım fırsatlarından mahrum kalıyor. Ayrıca, bu yolculuklar sırasında saldırı ve kaçırılma gibi güvenlik riskleriyle de yüzleşiyorlar.
Engelli Bireyler de Güvenli Suya Erişimde Zorlanıyor
2022’de yayınlanan “Papua Yeni Gine Sosyo-Demografik ve Ekonomik Araştırması”, ülkede engelli bireylerin yaşadığı hanelerin suya erişim konusunda diğer hanelere kıyasla daha fazla zorluk yaşadığını ortaya koyuyor. Bu durum, engelli bireylerin de su kaynaklarına eşit erişimden mahrum kaldığına işaret ediyor.

