Değerli metaller piyasasında dikkat çekici bir gerileme yaşanıyor. Ons gümüş, dolar endeksinin zirveye tırmanma çabası ve jeopolitik belirsizliklerin “güvenli liman” algısını yeterince besleyememesi sonucunda 31,20 dolara kadar indi. Geride bıraktığımız hafta bazında yaklaşık %4,2’lik bir değer kaybı kaydeden gümüş, haftanın başında 34 dolarlık zirvesinden hızla uzaklaşarak yatırımcıları “kar satışı” mı yoksa “trend değişimi” mi telaşına sürükledi.
Bu sert geri çekilmenin ardında, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) enflasyon verileri ışığında faiz indirimlerini erteleyebileceği yönündeki güçlenen beklentiler yatıyor. Küresel enerji fiyatlarındaki artışın körüklediği enflasyon kaygıları, yatırımcıları faizsiz bir varlık olan gümüş yerine Amerikan dolarına yönlendirdi. Sadece yatırımcılar nezdinde değil, aynı zamanda endüstriyel talep tarafında da artan maliyet baskısı gümüşün performansını olumsuz etkiliyor.
Doların Yükselişi ve Faiz Baskısı
Gümüş fiyatlarındaki düşüşe rağmen, piyasada derin bir arz-talep dengesizliği varlığını sürdürüyor. Gümüş Enstitüsü’nün (Silver Institute) raporları, piyasanın üst üste altıncı kez “arz açığı” ile kapanacağına işaret ediyor. Özellikle güneş enerjisi panelleri ve yapay zeka donanımlarında gümüş kullanımının artması, küresel stokların son yılların en düşük seviyelerine inmesine neden oldu. Mevcut fiyat düşüşünün, bu ciddi arz açığı karşısında geçici bir teknik düzeltme olduğu yönünde görüşler hakim.
Fiziki Talep ve Stok Krizi
Teknik analizler, gümüş için 31 dolar seviyesinin kritik bir destek noktası olduğunu gösteriyor. Bu seviyenin altında gerçekleşecek kapanışlar, düşüşün 28 dolar bandına kadar derinleşme potansiyelini taşıyor. Ancak Hindistan ve Çin gibi büyük pazarlardan gelen fiziki alım iştahı, fiyatların daha fazla gerilemesini engelleyebilir. New York seansından alınan son veriler, gümüşün önümüzdeki haftaya bir toparlanma umuduyla mı yoksa yeni bir satış dalgasıyla mı başlayacağını belirlemede kilit rol oynayacak.
