Küresel piyasalar, Orta Doğu’daki mevcut gerilimlerin potansiyel uzama ihtimali nedeniyle artan belirsizlik ortamında dalgalı bir seyir izliyor. Bu durum, küresel ticaret üzerindeki olumsuz etkiler ve yeniden alevlenebilecek enflasyonist baskılarla ilgili endişeleri körükleyerek risk algısını yükseltiyor.
Trump’tan Açıklamalar ve İran’ın Hamleleri
ABD Başkanı Donald Trump, bölgedeki operasyonların süresi hakkında yaptığı açıklamada, “Şu anda takvim açısından tahminlerimizin ilerisindeyiz. Dört ila beş hafta süreceğini tahmin etmiştik ama bundan daha uzun süre devam etme kapasitemiz var. Bunu yapacağız.” ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, İran’ın balistik füze programının hızla ilerlediğini ve bunun Amerika ile yurt dışında konuşlanmış kuvvetler için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, Hürmüz Boğazı’nın geçişlere kapatıldığını ve geçmeye çalışan gemilere müdahale edileceğini duyurdu.
Hürmüz Boğazı’nın Kritik Önemi
Basra Körfezi’nin girişinde yer alan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu’nun petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimini küresel pazarlara bağlayan hayati bir arterdir. Dünya LNG ihracatının yaklaşık %20’si bu geçitten sağlanırken, en büyük LNG tedarikçilerinden Katar’ın ihracatının neredeyse tamamı buradan geçmektedir. Japonya’nın petrol ithalatının yaklaşık %72’si, Güney Kore’nin ise %65’i bu boğaz üzerinden gerçekleşmektedir. Çin ve Hindistan gibi Asya’nın büyük ekonomileri için de bu rota yaklaşık %50 oranında bağımlılık taşımaktadır.
Piyasalarda Görülen Etkiler
Bu gelişmelerin ardından Brent petrolünün varil fiyatı, dünkü %7’lik artışla 78,2 dolara yükselmiş ve yeni günde de %1,1’lik bir primle 79 dolardan işlem görmeye devam etmiştir. Artan jeopolitik gerilimlerin, sürdürülen ticaret politikası belirsizlikleriyle birleşmesi, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonist baskıları daha da artırabileceği endişelerini güçlendirmektedir. Analistler, Hürmüz Boğazı’nın birçok ekonomi için kilit enerji tedarik güzergahlarından biri olduğunu ve bölgedeki enerji akışının durmasının, orta vadede petrol fiyatlarındaki artışlar yoluyla imalat sanayi maliyetlerini yükseltebileceğini belirtiyorlar.
Bu endişelerle birlikte, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) temmuz ayına kadar faiz oranlarını sabit tutacağına dair beklentiler artarken, bu hafta açıklanacak istihdam verilerinin Fed’in gelecekteki adımlarına dair daha fazla ipucu vermesi bekleniyor.
Küresel Borsalarda Dalgalanma
Haftanın ilk işlem gününde Dow Jones endeksi %0,15 düşerken, Nasdaq endeksi %0,36’lık bir artış kaydetti. S&P 500 endeksi ise yatay bir seyir izledi. ABD’de endeks vadeli işlemleri yeni güne negatif başladı. Orta Doğu’daki gerilimlerden en çok etkilenen sektörler arasında uçuşlarını durduran havayolu şirketleri yer aldı; ABD’li havayolu şirketlerinde düşüşler gözlenirken, savunma ve enerji şirketlerinin hisselerinde yükselişler yaşandı.
ABD tahvil piyasalarında dün satış ağırlıklı bir eğilim hakimdi ve ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 10 baz puan yükselerek %4,06 seviyesinde kapandı. Yeni günde ise 10 yıllık tahvil faizi %4,05 seviyesinde denge buldu. Ons altın, dün %1,3’lük artışla 5 bin 333 dolardan günü tamamlarken, şu sıralarda %0,5 artışla 5 bin 360 dolardan işlem görüyor ve yükseliş serisini dördüncü işlem gününe taşıyor. Dolar endeksi ise dün %0,8 yükselişle 98,4 seviyesinden kapanırken, yeni günde %0,2 artışla 98,5 seviyesinde bulunuyor.
Avrupa borsaları, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle dün negatif bir kapanış yaptı ve bölgedeki endeks vadeli işlemleri güne satıcılı başladı. Avrupa’da bazı savunma sanayi şirketlerinin hisseleri olumlu ayrışırken, Norveçli enerji şirketleri Var Energi’nin hisseleri %6 ve Equinor’un hisseleri %8,2 değer kazandı.
Avrupa Birliği’nden Açıklamalar ve Almanya’nın Durumu
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bölgedeki gerilime ilişkin yaptığı açıklamada, kalıcı çözümün diplomatik yollarla sağlanabileceğini vurgulayarak, “Bu da İran için güvenilir bir geçiş süreci, nükleer ve balistik programların kesin olarak durdurulması ve bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlere son verilmesi anlamına gelmektedir.” dedi.
Almanya Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius, Orta Doğu’daki jeopolitik tansiyonun Almanya ekonomisi üzerindeki etkilerini belirlemenin şu an için mümkün olmadığını, ancak bölgeden çok az miktarda ham petrol aldıkları için endişelenmeye gerek olmadığını belirtti. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin (AB) uçuş emniyeti kurumu, havayolu şirketlerine Orta Doğu ve Basra Körfezi hava sahasından uzak durma tavsiyesini 6 Mart’a kadar uzattı.
Yurt İçi Piyasa Beklentileri
Makroekonomik açıdan, Avro Bölgesi’nde bugün açıklanacak şubat ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri yatırımcıların takibinde olacak. Bu gelişmelerle birlikte, İngiltere’de FTSE 100 endeksi %1,20, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi %1,97, Fransa’da CAC 40 endeksi %2,17 ve Almanya’da DAX 40 endeksi %2,42 geriledi.
Asya borsaları, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle genel olarak negatif bir seyir izledi. Güney Kore’de Kospi endeksi %5’i aşan bir düşüş kaydetti. Artan küresel risk algısı bölgede de hissedilirken, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapattığına dair duyurusu bölge endekslerindeki kayıpların derinleşmesine neden oldu. Hürmüz Boğazı’ndan başta Çin, Güney Kore ve Japonya olmak üzere bölge ülkelerine petrol ve LNG sevkiyatı yapılıyor.
Enerji arzına yönelik endişeler ve yükselen petrol fiyatları, bölgedeki imalat sanayi faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceği beklentisiyle sanayi şirketlerine satış baskısı getirdi. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonist baskıları yükseltebileceği endişesi Japonya için önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor.
Merkez bankaları tarafında, Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, finans kuruluşlarının merkez bankasına yatırdığı mevduatların ödenmesinde blok zinciri teknolojisinin kullanımına yönelik denemeler yapılacağını ifade etti. Bölgede açıklanan verilere göre, Japonya’da ocak ayında işsizlik oranı %2,7 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti.
Bu gelişmelerle birlikte, Japonya’da Nikkei 225 endeksi %2,9, Güney Kore’de Kospi endeksi %5,9, Hong Kong’da Hang Seng endeksi %0,4 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi %0,2 geriledi.
Dün küresel piyasalardaki risk algısına paralel hareket eden Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü %2,71 değer kaybederek 13.346,43 puandan tamamladı. Bu gelişmelerin etkisiyle savunma ve enerji sektörü hisselerinde artışlar gözlenirken, ulaştırma sektöründe düşüşler kaydedildi. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat, dün akşam seansında normal seans kapanışına göre %0,15 artışla 15.546,00 puandan işlem gördü.
Yeni işlem gününde gözler, şubat ayına ilişkin enflasyon verilerine çevrildi. AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, şubatta Tüketici Fiyat Endeksi’nin aylık bazda %2,87 artacağını öngörüyor. Ekonomistlerin ortalama beklentisine göre (yüzde 2,87), ocakta %30,65 olan yıllık enflasyonun şubatta %31,42’ye yükseleceği tahmin ediliyor. Dolar/TL, dünü 43,9530’dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 43,9680’den işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde enflasyon verileri, yurt dışında ise jeopolitik gelişmelere ek olarak Avro Bölgesi’nde enflasyonun takip edileceğini belirttiler. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.200 ve 13.100 puanın destek, 13.400 ve 13.500 puanın ise direnç olarak izleneceğini kaydettiler.
Saat 10.00’da Türkiye’den şubat ayı Tüketici Fiyat Endeksi ve yurt içi üretici fiyat endeksi verileri açıklanacak.
