ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu’daki savaşın gidişatına dair yaptığı son açıklamalar, piyasaların belirsizliğini artırarak Perşembe günü küresel çapta yoğun bir satış dalgasına yol açtı. Başkan Trump’ın çatışmaların sonlanmasına yönelik somut bir zaman çizelgesi sunmaması ve askeri harekatların önümüzdeki haftalarda daha da yoğunlaşabileceği sinyalini vermesiyle birlikte hisse senetleri değer kaybederken, petrol fiyatları ve dolar endeksi yükselişe geçti.
Yatırımcılar, ABD Başkanı’nın askeri hedeflere ulaşıldığı ve savaşın bitmek üzere olduğu yönündeki iddialarını yeterince ikna edici bulmadı. İran’a yönelik operasyonların devam edeceği beklentisi, piyasalardaki savunma pozisyonlarını güçlendirdi. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın ne zaman açılacağına dair herhangi bir açıklama yapılmaması, Haziran vadeli Brent petrol fiyatlarını %5 oranında artırarak varil başına 108 dolara çıkardı. Asya ekonomileri için kritik öneme sahip bu enerji güzergahının kapalı kalması, arz kesintilerine yönelik endişeleri zirveye taşıdı.
Küresel Borsalarda Keskin Düşüş ve Enerji Arzı Endişeleri
Küresel piyasa uzmanları, Trump’ın konuşmasının ardından piyasanın beklediği netlikten yoksun kalmasının risk iştahını ciddi şekilde olumsuz etkilediğini belirtti. İki ila üç hafta daha sürmesi beklenen askeri eylemlerin yanı sıra, kara harekatı seçeneğinin hala masada olması ve altyapı tesislerine yönelik tehditlerin sürmesi, borsalarda büyük kayıpları beraberinde getirdi. ABD endeks vadeli işlemleri %1’in üzerinde gerilerken, Avrupa piyasalarındaki kayıplar %1,5’i aştı. Asya’da ise Japonya Nikkei endeksi %12,4, Güney Kore Kospi endeksi ise %4,47 oranında değer kaybetti.
Stratejistler, piyasalar için en hayati konunun Hürmüz Boğazı’nın durumu olduğunu ancak ABD yönetiminden gelen mesajların bu geçidin yakın zamanda açılmayacağına işaret ettiğini vurguluyor. Trump’ın, ABD’nin bu petrol güzergahına ihtiyacı olmadığını ve boğazın ancak çatışma sona erdiğinde “doğal yollarla” açılacağını dile getirmesi, enerji koridorundaki tıkanıklığın bir süre daha devam edeceği algısını pekiştirdi. Bu durum, özellikle petrol ithalatçısı ülkeler ve küresel nakliye sektörü üzerindeki maliyet baskısını artırmakta.
Hürmüz Boğazı’nı Aşmak İçin Körfez Ülkelerinden Yeni Hamleler
Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin ABD ve İran arasındaki gerilim nedeniyle sekteye uğraması, bölgedeki enerji üreticisi ülkeleri alternatif rotalar aramaya yöneltti. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinin liderleri, ham petrolü Kızıldeniz üzerinden dünya pazarlarına ulaştıracak yeni boru hatları ve ihracat terminalleri üzerinde çalışmalara başladı. Bu kapsamda, mevcut Doğu-Batı boru hattının kapasitesinin genişletilmesi ve Abu Dabi’nin Fujairah hattına ek seçeneklerin eklenmesi öncelikli gündem maddeleri arasına girdi.
Yeni planlar arasında Suudi Arabistan’ın Neom projesine entegre tesisler de dahil olmak üzere Kızıldeniz kıyısında stratejik ihracat terminalleri inşa edilmesi bulunuyor. Washington yönetiminin, enerji güvenliğinin sağlanması konusunda bölge ülkelerinin kendi sorumluluklarını üstlenmesi gerektiğine dair mesajları, bu projelerin hayata geçirilme sürecini hızlandırdı. Körfez hükümetleri, Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığı azaltarak küresel enerji akışını daha güvenli hale getirmeyi hedefliyor.
