Akademisyenler tarafından yakın zamanda yayımlanan çığır açan bir araştırma, kuantum bilgisayarların Bitcoin madenciliği ve Blockchain güvenliğine yönelik oluşturduğu tehdidin, düşünüldüğünden çok daha uzak bir gelecekte ve fiziksel sınırlamalar nedeniyle gerçekleşmesinin son derece güç olduğunu ortaya koydu. Hesaplamalar, başarılı bir kuantum saldırısının gerektireceği enerji miktarının devasa boyutlarda olduğunu, bir yıldızın enerji üretimine denk düştüğünü gösterirken, daha önce “kuantum başarısı” olarak lanse edilen birçok durumun aslında oldukça basit yöntemlerle dahi tekrarlanabildiği tespit edildi.
Kuantum Saldırılarının Muazzam Enerji Talebi
Araştırma bulgularına göre, Ocak 2025’te öngörülen Bitcoin zorluk seviyeleri dikkate alındığında, ağın madencilik altyapısını etkisiz hale getirebilecek bir kuantum filosu yaklaşık $10^{23}$ kubitlik bir işlem kapasitesine sahip olmalı. Bu denli büyük bir sistemin faaliyet göstermesi için gerekli enerji miktarı ise $10^{25}$ watt olarak tahmin edilmekte. Bu astronomik rakam, bir yıldızın toplam enerji üretim seviyelerine yaklaşırken, mevcut Bitcoin ağının tükettiği yaklaşık 15 gigavatlık enerjiyle karşılaştırıldığında, gerçekleştirilmesi imkansız denebilecek bir mühendislik zorluğunu gözler önüne seriyor.
Geliştirilen bu modelleme, kuantum bilgisayarların kripto paraları saniyeler içinde ortadan kaldıracağı yönündeki yaygın iddiaların, gerçek dünya fizik yasaları ve kaynak kısıtlamalarıyla uyuşmadığını kanıtlıyor. Uzmanlar, Bitcoin’in güvenliğinin sadece karmaşık matematiksel formüllere bağlı olmadığını, aynı zamanda bu formüllerin çözümü için talep edilen muazzam fiziksel kaynak gereksinimine de dayandığını önemle belirtiyor. Böylece, teorik olarak mümkün gibi görünen bu tür saldırıların pratik uygulamada evrensel bir enerji bariyeriyle karşılaştığı ifade ediliyor.
Bunları biliyor musunuz?
ProTips, 50+ küresel pazarda 120.000+ şirket için günlük güncellenen yatırım ölçütlerini “yükseliş/düşüş/nötr” etiketleriyle sunar.
Bitcoin Güvenliğinin Klasik Bilgisayarlarla Test Edilmesi
Kuantum bilgisayarların klasik rakipleri üzerindeki mutlak üstünlüğü süregelen bir tartışma konusu iken, farklı bir çalışma sektördeki kuantum ilerlemesi iddialarına yeni bir bakış açısı getirdi. Bu araştırmada, bugüne kadar ilan edilmiş her büyük kuantum çarpanlarına ayırma başarısının, 1981 yılına ait eski bir ev bilgisayarı ve bir köpek kullanılarak yeniden canlandırıldığı bildirildi. Bu deney, kuantum bilgisayarların üstesinden geldiği öne sürülen problemlerin aslında klasik algoritmalar ve kısıtlı donanım ile dahi ne kadar kolay aşılabileceğini gözler önüne serdi.
Söz konusu çalışma, “kuantum üstünlüğü” olarak pazarlanan pek çok gelişmenin aslında gerçek dünya kriptografisini yansıtmayan, basitleştirilmiş sorunlardan ibaret olduğuna dikkat çekiyor. Akademisyenler, kuantum bilişim alanında duyurulan birçok haberin, bilimsel bir devrimden ziyade, iyi optimize edilmiş klasik yöntemlerle bile ulaşılabilir sonuçlar olduğunu ifade ediyor. Bu bulgular, Blockchain ekosistemine yönelik kuantum tehdidinin mevcut teknolojik koşullar altında ciddi bir risk taşımadığı görüşünü desteklemektedir.
