️DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Grubunun TBMM’deki haftalık toplantısında yaptığı kapsamlı konuşmada dış politika, bölgesel gelişmeler ve ekonomi başlıklarında dikkat çeken mesajlar verdi.
Babacan, konuşmasının başında Katar’da meydana gelen askeri helikopter kazasında şehit olan biri TSK mensubu, ikisi ASELSAN personeli olmak üzere toplam 7 kişiyi anarak başsağlığı dileklerini iletti.
Orta Doğu mesajı: “Türkiye daha aktif olmalı”
Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Babacan, Mescid-i Aksa’da bayram namazının kılınamamasını hatırlatarak Filistin meselesinde Türkiye’nin daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiren Babacan, bu saldırıların hiçbir meşruiyetinin olmadığını ifade etti. Ayrıca iktidarın bu süreçte ABD ve İsrail’e karşı daha temkinli ve zayıf bir tutum sergilediğini öne sürdü.
“Nükleer silahlar insanlık için tehdit”
Babacan, nükleer teknoloji ve balistik füze kapasitesinin egemen devletlerin hakkı olduğunu ancak nükleer silahların insanlık için büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Bu silahların topyekûn imha aracı olduğunu belirten Babacan, küresel ölçekte yasaklanmaları gerektiğini dile getirdi.
“Dış müdahaleyle demokrasi gelmez”
İran’ın Türkiye için kadim bir komşu olduğunu ifade eden Babacan, dış müdahalelerle demokrasi getirilemeyeceğini belirterek Irak ve Afganistan örneklerini hatırlattı.
ABD’nin demokrasi ve insan hakları söylemlerinin inandırıcılığını kaybettiğini savunan Babacan, bölgeye yönelik dış müdahalelerin sorunları derinleştirdiğini söyledi.
“Savaş başlatmak kolay, bitirmek zor”
Lübnan’daki saldırılara da değinen Babacan, bölgede gerilimin tehlikeli bir noktaya ulaştığını belirtti.
Hem ABD-İsrail saldırılarını hem de İran’ın genişleyen misillemelerini eleştiren Babacan, savaşların kolay başladığını ancak sona erdirilmesinin çok daha zor olduğunu vurguladı.
Türkiye’ye çağrı: “Daha etkin diplomasi şart”
Türkiye’nin savaşın dışında kalma çabasını olumlu bulduklarını belirten Babacan, bunun yeterli olmadığını söyledi.
Türkiye’nin daha aktif bir diplomasi yürütmesi gerektiğini ifade eden Babacan, çatışmaları durdurmak için daha güçlü bir rol üstlenilmesi gerektiğini dile getirdi.
Riyad bildirisine eleştiri
Babacan, Riyad’da imzalanan bildirinin Türkiye’nin dış politika duruşuyla örtüşmediğini belirterek eleştirilerde bulundu.
Türkiye’nin hamaset yerine sağduyu, diplomasi ve uluslararası hukuk temelinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Ekonomi uyarısı: “Enerji ve tarım kritik”
Konuşmasının önemli bölümünü ekonomiye ayıran Babacan, savaşın Türkiye’ye etkisinin en çok enerji ve tarımsal girdiler üzerinden hissedileceğini ifade etti.
Merkez Bankası ve ekonomi yönetiminin güven veren, açık ve net bir program ortaya koyması gerektiğini belirten Babacan, enerji ve tarım alanında acil politika adımları atılması gerektiğini söyledi.
“Reel sektör alarm veriyor”
Ramazan boyunca vatandaşlarla temas ettiklerini ifade eden Babacan, ekonomide ciddi bir daralma yaşandığını dile getirdi.
Tekstil ve hazır giyim başta olmak üzere birçok sektörde şirket kapanmaları ve istihdam kayıpları yaşandığını belirten Babacan, yüz binlerce kişinin işsiz kaldığını söyledi.
“Ekonomi yönetimi sahadan kopuk”
Ekonomiyi yönetenlerin reel sektörle bağının zayıfladığını savunan Babacan, işletmelerin ayakta kalabilmesi için SGK ve vergi borçlarının yeniden yapılandırılması gerektiğini belirtti.
Uzun vadeli ve düşük maliyetli ödeme planlarının oluşturulması gerektiğini vurguladı.
“Büyük çöküş uyarısı”
İktidarın mevcut tabloyu görmezden geldiğini öne süren Babacan, üretim desteklenmezse fabrikaların kapanacağını ve işsizliğin artacağını ifade etti.
“Acilen tedbir alınmazsa Türkiye’yi çok büyük bir çöküş bekliyor” diyen Babacan, savaş olmasa dahi mevcut ekonomik risklerin ciddi olduğunu belirtti.
“Hamaset değil, akılcı politika zamanı”
Babacan, Türkiye’nin ekonomik olarak yeniden güçlenmesi için üretim odaklı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Gerçeklerle yüzleşilmesi, günü kurtaran çözümlerden vazgeçilmesi ve cesur bir dönüşüm sürecine girilmesi gerektiğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.
