Sanayi metallerinde yeni bir fiyat dalgası ortaya çıkmış durumda. Küresel üretim zincirinin iki önemli metali olan bakır ve alüminyumda yaşanan arz sıkıntısı, piyasalarda “kara delik” kaygısını artırıyor. Londra Metal Borsası’nda altı ana metali izleyen endeks, son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşırken, yatırımcılar fiziksel piyasadaki daralmanın fiyatlara daha sert bir şekilde yansıyabileceğini düşünüyor. Son dört haftada yaklaşık yüzde 12 artış gösteren endekste, bakır ve alüminyum yine lokomotif rolü oynadı. Bu iki metal, endeksin yaklaşık dörtte üçünü oluştururken, meydana gelen herhangi bir arz bozulması, doğrudan küresel fiyatlamayı etkiliyor. Uzmanlar, Ortadoğu’daki tırmanan gerilimler, enerji maliyetleri, lojistik darboğazlar ve bazı üretim merkezlerindeki kesintilerin bir araya gelerek piyasada görünmeyen bir boşluk yarattığını ifade ediyor.
Kara delik tanımı ve etkileri
Piyasalarda “kara delik” terimi, arzın kâğıt üzerinde görünmesine rağmen gerçek teslimat tarafında mevcut metalin hızla azalmasını tanımlıyor. Özellikle sanayi talebinin arttığı bir dönemde bu durum, fiyatların normal denge seviyesinin oldukça üstüne çıkmasına neden olabiliyor.
Talep cephesinde destekleyici faktörler
Ateşkes umutları ve küresel büyüme beklentilerindeki iyileşme, talep tarafını destekliyor. Bu nedenle yatırımcılar, sadece jeopolitik riskleri değil, savaş sonrası yeniden stoklama sürecini de fiyatlamaya alıyor. Analistler, baz metallerde kısa vadeli düzeltmelerin olabileceğini ancak ana yönün yukarı olabileceğini belirtiyor.
Alüminyum piyasasında Körfez etkisi
Alüminyum piyasasında en büyük baskı Körfez bölgesinden kaynaklanıyor. Emirates Global Aluminium, Aluminium Bahrain ve Qatalum gibi büyük üreticilerde yaşanan kapasite kayıpları, piyasayı olumsuz etkiledi. Ortadoğu, küresel üretimin yaklaşık yüzde 9’unu karşılasa da deniz yoluyla ticarette çok daha büyük bir paya sahip. Dolayısıyla, bölgedeki kesintiler hem üretimi hem de fiziksel sevkiyatı etkiliyor. Etkilenen yıllık kapasitenin 3 milyon tona kadar çıktığı tahmin ediliyor. Uzmanlar, mevcut çalışma oranlarının yılsonuna kadar sürmesi halinde küresel piyasada 2,9 milyon tonluk bir açık oluşabileceğini bildiriyor. Talepteki zayıflama ve Çin’den gelebilecek ek arz göz önünde bulundurulduğunda, açığın 2 milyon ton civarında kalacağı öngörülüyor. Alüminyum fiyatı yılbaşından bu yana yüzde 19, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 48 artış gösterdi. Londra’da ton fiyatı 3.600 dolar seviyesine yerleşirken, uzun süreli aksaklık durumunda 4.000 dolar seviyesi güçlü bir senaryo olarak değerlendiriliyor.
Bakır fiyatlarında artışın sebepleri
Kırmızı metaldeki yükselişin arkasında konsantre arzındaki daralma ve eritme tesislerinin marj baskısı bulunuyor. New York’ta bakır fiyatı geçtiğimiz hafta pound başına 6,11 dolara çıkarak 10 haftanın zirvesine ulaştı. Bu seviye, ton bazında yaklaşık 13.480 dolara denk geliyor. Londra’da ton başına fiyat, bir ay önceki 12.600 dolardan 13.347 dolara yükseldi. Çin’de talep toparlanırken, dünya genelindeki eritme ücretleri sert bir şekilde geriledi. Spot TC/RC seviyelerinin negatif bölgeye inmesi, rafinerilerin hammadde bulmakta zorlandığını gösteriyor. Bu durum, bakır cevheri arzının işleme kapasitesinin yetersiz olduğuna işaret ediyor. Mercuria Energy Group ve BMO Capital Markets, bakırın Ocak ayında ulaşılan rekor seviyeyi aşabileceğini öngörüyor; Çinli alıcıların piyasaya geri dönmesi ve Beyaz Saray’dan gelecek gümrük vergileriyle ilgili kararların ABD’ye daha fazla sevkiyatı teşvik edeceği belirtiliyor. Fiyatlar, zirvesinin yalnızca yüzde 3 altında bulunuyor.

