Küresel piyasaları yakından takip eden Goldman Sachs, 2022’de yaşanan enerji krizinin, 2026’da vuku bulması beklenen bir Ortadoğu savaşının hem kısa hem de uzun vadeli sonuçlarını kavramak adına üç önemli çıkarım sunduğunu belirtiyor.
Düşük Gelirli Ekonomilerin Savunmasızlığı
Finans devinin ilk analizi, düşük gelirli ekonomilerin en yüksek riskle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. 2022’de Avrupa’nın Rus tedarikini kesmesinin ardından, kıtanın gaz talebinin yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan Rusya’dan gelen akışın durmasıyla, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) temini konusunda büyük zorluklar yaşandı. Bu durum, küresel LNG fiyatlarında sert bir yükselişe yol açtı ve nihayetinde daha az varlıklı alıcılar piyasadan çekilmek zorunda kaldı. Özellikle Bangladeş ve Pakistan, toplam enerji taleplerindeki LNG payında en belirgin düşüşleri kaydetti. Öte yandan, Avrupa Birliği, Japonya ve Güney Kore gibi bölgeler, rekor seviyelerde fiyatlar ödemeyi göze alarak LNG ithalatlarını ya sürdürdü ya da artırdı.
Güneş Enerjisinin Yükselişi
İkinci önemli çıkarım, güneş enerjisine odaklanıyor. Goldman analistleri, enerji güvenliğine dair endişelerin, hükümetleri yerel enerji kaynaklarına doğru sürekli olarak ittiği ve bu süreçte güneş enerjisinin en büyük faydalanıcılardan biri olduğu kanaatinde. Çin, 2022 öncesinde dahi bu yönde kararlı adımlar atarak, kömürden doğal gaza değil, doğrudan yenilenebilir enerjiye yöneliyordu. Ayrıca, ülkelerdeki fazla panel üretim kapasitesi, maliyetlerin düşürülmesine olanak tanıdı. Analistlerden Hongcen Wei ve ekibi şu değerlendirmede bulundu: “Ortadoğu’daki çatışmanın, ekonomileri enerji arzı güvenliğine daha fazla öncelik vermeye teşvik edeceğini bekliyoruz. Güneş enerjisi gibi daha yerel enerji kaynaklarına yönelme eğilimi artacak. Bu durum, yapısal güneş enerjisi büyümesi ve küresel güç talebine ilişkin yükseliş yönlü görüşlerimizle uyumlu olacaktır.”
Kömürün Tersine Yönelişi
Kömür, üçüncü ders için zıt bir tablo çiziyor. Varlıklı ekonomiler 2022 sonrasında kömür kullanımından vazgeçmeyi sürdürürken, Güney ve Güneydoğu Asya’daki bazı ülkeler tam tersi bir rota izledi. Bangladeş, Pakistan ve Vietnam bu ülkeler arasında yer alıyor. Bu ülkeler, daha uygun maliyetli ve ulaşılabilir bir alternatif olarak kömürü seçerek doğal gazdan kömüre geçiş yaptı. Analistler bu durumu şöyle ifade etti: “Hızlı yenilenebilir enerji kapasitesinden yoksun olan bu ülkeler, kömür aracılığıyla enerji güvenliğini öncelikli hale getirdi. Kömür, yerel üretim veya bölgesel ticari ilişkiler sayesinde daha ekonomik ve erişilebilir kalmaya devam ediyor.”
Son Gelişmeler ve Piyasa Etkileri
Analistler, bu hafta başında yürürlüğe konan ateşkesin, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen enerji akışlarının olağan seyrine dönmesine katkı sağlayabileceğini de vurguladı. Ancak, yaşanan çatışmanın şimdiden kayda değer etkiler doğurduğu belirtildi. Mart 2026 itibarıyla, birçok büyük ithalatçı ülkede petrol ve LNG ithalatında yıllık bazda ciddi düşüşler kaydedildi. Özellikle Pakistan, Çin ve Hindistan, gaz sevkiyatlarında belirgin azalmalar yaşadı.
Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.
