Orta Doğu’da tırmanan çatışmaların küresel ekonomiyi derinden etkilemesiyle birlikte, petrol fiyatları 2022’den bu yana ilk kez 100 dolar sınırını aşarken, ABD’den gelen pandemi sonrası en zayıf istihdam verileri piyasalarda derin bir endişe dalgası yarattı. Bu iki ana gelişme, küresel borsalarda sert satışları tetikleyerek stagflasyon korkularını yeniden gündeme getirdi.
Piyasalarda Stagflasyon Endişeleri Artıyor
ABD iş gücü piyasasındaki belirgin gerileme, Federal Rezerv’in (Fed) faiz indirimlerine gidebileceği beklentilerini güçlendirse de, yükselen enerji maliyetlerinin yaratabileceği yeni bir enflasyonist baskı ve özel kredi piyasalarındaki likidite sorunları, yatırımcıların risk iştahını önemli ölçüde azalttı. Bu durum, piyasalardaki genel risk algısını rekor seviyelere taşıdı.
Güvenli Liman Arayışı ve Varlık Fiyatlarındaki Değişimler
Küresel ölçekte artan belirsizlik ortamında yatırımcılar, güvenli liman olarak gördükleri ABD dolarına yönelerek değer kazanmasına neden oldu. Buna karşılık, artan maliyetlerin ekonomik beklentileri karartmasıyla altın ve Bitcoin gibi varlıklarda düşüşler gözlemlenirken, Asya borsalarında da ciddi kayıplar yaşandı. Özellikle Japonya’nın Nikkei endeksi, %6’dan fazla değer kaybederek bu düşüş trendini sert bir şekilde yansıttı.
ABD İstihdam Verileri ve Fed’in Beklentileri
Cuma günü açıklanan ve piyasaları şok eden ABD tarım dışı istihdam verileri, geçtiğimiz ay 92.000 kişilik bir düşüş göstererek pandeminin başlangıcından bu yana kaydedilen en büyük azalışlardan birini ortaya koydu. Bu düşüşte, sağlık sektöründeki grevler ve olumsuz hava koşulları gibi etkenlerin yanı sıra, birçok farklı sektördeki istihdam kesintileri de rol oynadı. İşsizlik oranının %4,4’e yükselmesi, politika yapıcıların istikrarlı iş gücü piyasası üzerinden enflasyonla mücadele ederken faizleri sabit tutma stratejilerini sorgulamasına neden oldu.
Uzmanlardan Stagflasyon ve Faiz Yorumları
Annex Wealth Management’tan Brian Jacobsen, zayıf istihdam verileri ve yükselen petrol fiyatlarının birleşimiyle yatırımcıların stagflasyon riskleri konusunda endişelenmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Morgan Stanley Wealth Management’tan Ellen Zentner ise, bu verilerin Fed’i zor bir duruma sokabileceğini ifade etti. Zentner, “İşgücü piyasasındaki belirgin zayıflama faiz indirimlerini destekleyebilir, ancak petrol fiyatlarının uzun süre yüksek kalması durumunda oluşacak yeni bir enflasyon dalgası riski göz önüne alındığında, Fed’in beklemeyi tercih edebileceğini düşünüyorum,” şeklinde konuştu.
Özel Krediler ve Finans Sektöründeki Riskler
Piyasaların gündeminde savaş ve stagflasyon endişelerinin yanı sıra, özel kredi piyasalarındaki mevcut durum da önemli bir yer tutuyor. Son dönemde yaşanan yüksek profilli şirket iflasları ve yapay zeka gibi teknolojik gelişmelerin yol açabileceği potansiyel kırılganlıklar, özellikle yazılım şirketleri gibi sektörlerde endişeleri artırıyor.
Bu gelişmeler ışığında, S&P 500 endeksi cuma gününü %1,3’lük bir düşüşle kapatarak ekim ayından bu yana en kötü haftalık performansını sergiledi. Özellikle finans sektörü hisselerinde yoğunlaşan satışlar dikkat çekti. İran’daki çatışmaların petrol piyasalarında yarattığı aksamalar ve artan enflasyonist baskılar, piyasalardaki belirsizliği daha da derinleştirdi.
